Suçlu Çocuk mu, Görmezden Gelen Anne Baba mı?
Bir çocuk suça karıştığında akla gelen ilk soru genellikle şudur: “Bu çocuk neden böyle oldu?”
Ancak belki de sormamız gereken asıl soru biraz daha derindir: “Bu çocuk neyi anlatmaya çalışıyordu da biz duymadık?”
Çocukların davranışları çoğu zaman bir sonuçtur. Görülen davranış “suç” olabilir; fakat altında yatan nedenler çoğu zaman ihmal edilen duygular, anlaşılmayan ihtiyaçlar ve fark edilmeyen sinyallerdir.
Çocuklar Neden Suça Yönelir?
Hiçbir çocuk “suçlu” olarak doğmaz. Her çocuk; anlaşılmak, değer görmek ve ait hissetmek ister. Bu temel ihtiyaçlar karşılanmadığında ise çocuk farklı yollarla kendini ifade etmeye çalışır.
Bazen bu yollar:
• Dikkat çekmek için yapılan olumsuz davranışlar
• Yanlış arkadaş çevresine yönelme
• Kurallara karşı gelme
• Riskli ve zarar verici eylemler
şeklinde ortaya çıkar.
Aslında çocuk “kötü” değildir; sadece yanlış bir yoldan “beni görün” demektedir.
Görmezden Gelmek En Büyük Risklerden Biri
Birçok ebeveyn yoğun hayat temposu içinde çocuklarının davranışlarındaki küçük değişimleri fark edemeyebilir.
“Geçer”, “büyüyor ondan”, “her çocuk yapar” gibi cümleler, aslında önemli sinyallerin üzerini örtebilir.
Oysa çocuk:
• Daha içine kapanık hale geldiyse
• Öfke kontrolünde zorlanıyorsa
• Sürekli yalan söylüyorsa
• Okuldan uzaklaşmaya başladıysa
bu durumlar görmezden gelinmemesi gereken güçlü mesajlardır.
Görmezden gelinen her davranış, zamanla daha büyüyerek karşımıza çıkar. Suç Davranışı Bir Sonuçtur Bir çocuğun suça yönelmesi çoğu zaman anlık bir karar değil, bir sürecin sonucudur. İlgi eksikliği, iletişim kopukluğu, yanlış rol modeller, çevresel etkiler ve duygusal boşluklar bu süreci besler. Bu noktada suçlamak yerine anlamaya çalışmak gerekir.
Çünkü: Çocuklar en çok zorlandıkları zamanlarda en çok anlaşılmaya ihtiyaç duyarlar. Anne Babaya Düşen En Büyük Sorumluluk Ebeveyn olmak sadece ihtiyaçları karşılamak değil, çocuğun duygusal dünyasını da görebilmektir.
Çocuğun söylediği kadar söyleyemediklerini de fark edebilmek gerekir.
• Onu gerçekten dinlemek
• Yargılamadan yaklaşmak
• Sevgiyle ama net sınırlar koymak
• Doğru arkadaşlıklar ve ortamlar konusunda rehberlik etmek
• Gerektiğinde profesyonel destek almak
çocuğun hayatında büyük fark yaratır.
Sonuç: Suçlu Aramak mı, Sorumluluk Almak mı?
Sorunun cevabı aslında “ya o ya bu” değildir.
Ancak unutulmaması gereken önemli bir gerçek vardır:
Bir çocuk yanlış yola girdiğinde, bu çoğu zaman yalnızca onun hikayesi değildir.
Bu; ailesinin, çevresinin ve içinde bulunduğu sistemin ortak bir sonucudur.
Bu yüzden belki de soruyu şöyle değiştirmek gerekir:
“Bu çocuğu yeniden kazanmak için biz ne yapabiliriz?”
Çünkü her çocuk, doğru zamanda uzatılan bir el ile yeniden doğru yolu bulabilir.
Özlem Ersül
ICF Yaşam ve İlişki Koçu

Türkçe
