Çocuklar gelişim dönemleri boyunca yeni yetenekler ve beceriler kazanma çabası ile birlikte topluma uyum sağlamaya çalışırlar. Gelişim dönemlerinde çocukların birçok sorun ile karşılaşması beklenir.

Kişilik; bu sorunların uygun çözümler geliştirilerek aşılması ve uyum çabaları sonucu oluşur.

Uyum ve Uyumsuzluk Arasındaki Farklar:

Uyum, kişinin çevreye ve çevredeki değişikliklere uygun davranış şekilleri bulma ve uydurma sürecidir. Değişen topluma ayak uyduranlar “uyumlu’’ uyduramayanlar ise “uyumsuz’’ olarak nitelendirilmektedir. Bireyin çevreden gelen uyaranlara karşı uygun tepkiler vermesi, yeni durumlara uyması, çevredekilerin isteklerine uygun tutum ve davranışlar gösterebilmesi ile mümkündür.

Uyumlu Kişinin Özellikleri Şunlardır;

  • Stresle etkili olarak başa çıkabilme gücü vardır.
  • Gerçeklik algısıyla davranır.
  • Geçmişi yok saymaz, geleceği önemser; ama bugünü yaşar.
  • Anlamlı uğraşları vardır.
  • Sosyal ilişkileri doyurucudur, bazen yalnızlığı ister.
  • Olumlu benlik yapısına sahiptir.

Uyumsuz Çocuk:

Kendi benliği ile ve çevresi ile dengeli ve etkili ilişki kurma, geliştirme ve sürdürmede güçlük çeken ve bu yüzden gelişimleri yeterli olmayan çevresindekilerin normal ilişkileri ile düzeltilemeyen davranış kalıplarına sahip olan çocuklara ‘uyumsuz çocuklar’ denir. Söz konusu davranışların düzeltilmesinde uzman yardımı önemlidir.

Uyumsuzluk Nedenleri:

Uyum ve davranış bozuklularını oluşturan pek çok neden bulunur. Bunlar arasında çocuğun ailesi ve çevresi ile ilgili nedenlerin de olduğu görülmektedir. Özünde uyumsuzluk nedenlerini kalıtım, bedensel nedenler, temel ihtiyaçların doyurulmaması, çevre ve sosyo-ekonomik nedenler, yanlış eğitim olarak gruplandırabiliriz.

Kalıtım:

Uyumsuzlukların ortaya çıkmasında kalıtımın etkili olduğu, ancak bu etkinin uygun eğitim ortamları hazırlanarak büyük oranda azaltılabileceği düşünülmektedir. Örneğin ruhsal bozuklukları (kalıtsal) olan anne-babaların yarattığı zararlı aile ortamında büyüyen bir çocukta uyumsuzluk görülmesi olağan bir durumdur. Çocuğun doğumundan sonraki yaşamını sürdürdüğü çevre şartlarının kontrol edilmesi durumunda kalıtımın etkilerini en aza indirgemek ise mümkündür.

Bedensel Nedenler:

Bedensel nedenler, uyumsuz davranışlar sergilenmesinde etkilidir. Beden özürleri, hastalıklar, iç salgı bezlerindeki bozukluklar, kazalar ve şoklar, bedensel uyumsuzluk nedenlerindendir.

Temel İhtiyaçların Doyurulmaması:

Her bireyin normal olarak yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli bazı ihtiyaçları mevcuttur. Bu ihtiyaçların en azından asgari düzeyde doyurulması şarttır. Biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyal ihtiyaçların yeterli derecede doyurulamaması kişilerde uyumsuzluğa sebep olur.

Çevre ve Sosyo-Ekonomik Nedenler: Sosyal bir varlık olan birey, doğduğu günden itibaren öncelikle ailesinden, yakın çevresinden daha sonra da komşuları arkadaşları ve okul ortamında bulunan değişik gruplardan etkilenerek büyür. Aile en etkili çevredir. Çocuk çoğu şeyi ailede öğrenir. Bu sebeple aile içindeki ilişkilerin bozuk olması, ailenin ekonomisinin çocuğun temel ihtiyaçlarını bile zor karşılayacak durumda olması çocukta güvensizliğe ve uyum problemlerine yol açabilir.

Yanlış Eğitim:

Eğitim insanlarda doğru, olumlu ve uyumlu davranışın gelişmesini amaçlar. Planlı, programlı ve titizlikle verilmeyen eğitim tam tersi sonuçlar doğurabilir. Yanlış eğitim çocuklarda uyumsuz davranışların gelişmesinde önemli bir etmendir.

Uyumsuz Çocukların Özellikleri:

Elbette bu davranışları normal insanlarda da gözlemlemek mümkündür. Sorun bu davranışların ciddi anlamda süreklilik göstermesidir. Bu davranışların bir çocukta sürekli olarak görülmesi, uyumsuzluğundan şüphe edilmesi için önemli ipuçları verir. Uyumsuz çocuklarda aşırı kıskançlık, aşırı hırslılık, dikkatsizlik, öfkelilik, utangaçlık gibi davranışların bazıları ya da çoğu süreklidir.

Bu davranışlar ve belirtiler şöyle sıralanabilir:

❖ Çok dikkatsizdirler, eleştiriye gelemezler.

❖ Sürekli gergindirler, titremeleri olur.

❖ Sınırlı okul çalışmalarına karşı ilgisizdirler.

❖ Okula devamsızlık etme eğilimleri vardır, okuldan hoşlanmazlar.

❖ Hayvanlara ve çevreye zarar verirler.

❖ Yerine getirilmesi mümkün olmayan isteklerde bulunurlar.

❖ Kıskançlıklarını gizleyemezler, aşırı derecede yarışma isteği duyarlar. (Ancak başaramayacakları yarışmalardan kolayca çekilirler.

❖ Kaşınmaları çok serttir, kanatıncaya kadar kaşırlar, tırnaklarını yer ve ısırırlar.

❖ Sinirli hareket ederler, huzursuz ve rahatsızdırlar.

❖ Konuşma güçlüğü çekerler,

❖ Başkalarını aldatmaktan zevk duyarlar.

❖ Oyunbozanlığı severler.

❖ Oyun sırasında veya bir faaliyet esnasında kaza yapma eğilimi gösterirler.

❖ Belli konularda çöküntü duyar, kolayca hüsrana uğrarlar.

❖ Adale seğirmeleri olur.

❖ Bazen az, bazen çok fazla hareketlidirler.

❖ Kolayca gücenir, darılır, daima kendilerini savunurlar.

❖ Grup etkinliklerini bozma eğilimi gösterirler, tahripçilik yaparlar.

❖ Çalar, yalan söyler ve otoriteye karşı direnirler.

❖ Kendilerini överler, akranlarını sevmezler, onlar hakkında kötü şeyler düşünürler.

❖ Kendilerine iyi davranılmadığından şikâyetçi olurlar.

❖ Öfke nöbetleri geçirirler.

❖ Sık sık iç çekerler, saçlarıyla oynarlar, çok neşesiz ve yalnız olurlar.

❖ Utangaç, korkak, ürkek, şüpheli ve çok sakindirler. (Bazen çocuğun bu sakinliği ailesi ve öğretmeni tarafından takdir edilir ve problemleri araştırılma yoluna gidilmez.)

❖ Kendine güvenemez, fikirlerini değersiz bulur, aşağılık duygusuna kapılır.

Tüm bu özelliklerin hepsi birden aynı çocukta görülmez. Bunlardan birkaçı uyumsuzluğun derecesine göre bir çocukta görülür.

Uyumsuz Çocuklara Yaklaşım:

Uyum ve davranış sorunu olan çocuk tespit edildikten sonra, hiç zaman geçirilmeden eğitim çalışmaları başlatılmalıdır. Bu çocukların eğitiminde rehberlik ve psikolojik danışma servisi, sınıf ve ders öğretmenleri ile ailenin işbirliği sağlanmalıdır.

Uyumsuz Çocuklarda Eğitimciye Düşen Görev ve Sorumluluklar;

❖ Çocuğu merkez alan bir eğitim programı kullanılmalıdır.

❖ Uyumsuz çocukların temel, özel istek ve ihtiyaçları dikkate alınarak uygun eğitim programı hazırlanmalı, programlar esnek olmalıdır.

❖ Uyumsuzluğun türü ve sebebi erken tespit edilmelidir. Uyumsuz çocukların eğitiminde varılmak istenen amaçlar ve değiştirilmesi gereken davranışlar doğru tespit edilmelidir.

❖ Önce engelleri ortadan kaldırmak sonra amaçlarını başarmak gerekir.

❖ Uyumsuz çocukların eğitiminde bireysel eğitimin önemi bilinmelidir.

❖ İstenilen amaçlara varabilmek için kazanılması gereken bilgi ve becerilerin neler olduğu tespit edilmelidir.

❖ Amaçlarımıza ulaşmamızı sağlayacak çocuğa gereken davranışları kazandırmaya yönelik etkinlikler doğru tespit edilmelidir.

❖ Tespit edilen bu etkinlikler çocukların gelişimsel seviyelerine uygun olmalıdır.

❖ Çocuğun yaşadığı toplum ve çevre, uyumsuzluğunun nedenleri, bireysel farklılıkları dikkate alınmalıdır.

❖ Öğretilenler bir şekilde çocuğun özellikleri dikkate alınarak istek ve ihtiyaçlarına uydurulmalıdır.

❖ Akranlarıyla normal ilişkiler kurması sağlanmalı ve bu çocuklar sınıfta sorun olmaktan çıkarılmalıdır.

❖ Çeşitli konulara duyarlılık ve işbirliği içinde çalışmalar özendirilmelidir.

❖ Çocuğa yapabileceği sorumluluklar verilmeli, başkalarına yardım etme alışkanlığı kazandırılmalı, bunun için fırsatlar sunulmalıdır.

❖ Konuşma, okuma, yazma becerilerini geliştirmesine yardım edilmeli; pratik yapabilme imkânı sunulmalıdır.

❖ Çocuk için anlamlı olacak ders ve etkinlikler çeşitli konular çocuğun yararına sunulmalıdır.

❖ Her etkinlikte çocuk rahatlama, doyum ve boşalma olanağı bulmalıdır.

❖ İlgilerine göre seçme imkânı yaratılmalı, doygunluk sağlayan motive edici çalışmalar için olanak sağlanmalıdır.

❖ Eğitim uygulamasının yapılacağı fiziki şartlar belirlenmelidir. Bunlar hastane, özel sınıflar, normal okullar ve özel eğitim merkezleri olabilir.

❖ Uygulamanın yapılabilmesi için gerekli araç-gereç, teknik ve yöntemle hazırlanmalıdır.

❖ Uyumsuz çocukların teşhis tedavi ve eğitimlerinde yer alabilecek uzman personel bulunmalıdır.

❖ Uyumsuz çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olan aileye de eğitim ve rehberlik hizmetleri verilmelidir.

❖ Uyumsuz çocuklara verilen bilgi ve becerilerin çocuklar tarafından uygulanması için olanaklar sağlanmalıdır.

❖ Çocuklara sosyal, zihinsel, bedensel gelişimlerini sağlayacak sorumluluklar verilmelidir.

❖ Eğitim programlarının verimli olabilmesi için sürekli değerlendirme yapılmalıdır.

Uyumsuz Çocuklarda Ailelere Düşen Görev ve Sorumluluklar;

❖ Ev ortamındaki her yaşantıda uyulması gereken kurallar ve alınacak tavırlar anne-baba tarafından belirlenip devamı ve etkisini sağlamak için de tutarlı tavır ve konuşmalarda bulunulmalıdır. Annenin “Evet” dediği bir durumda babanın “Hayır” demesi çocuğun çelişkide kalmasına neden olacaktır. Bu ayrımı, çocuk kendisinin kayrılması ve isteklerinin gerçekleştirmesinde de kullanacaktır.

❖ Çocuk hiçbir durum ve kişi ile kıyaslanmamalıdır. Her çocuk, sorunları ve kişiliközellikleriyle ayrı bir bireydir. Çocuğu kendi sahip olduğu koşullarla değerlendirmekgerekir. Eksikliklerini yüzüne vurup bu eksikliği olmayan bireylerle kıyaslamak, onun hemanne-babaya, hem kendisine hem de kıyaslandığı kişiye karşı sevgi ve saygısını yitirmesine sebep olur.

❖ Çocuk, soru sorduğunda sabırla dinlenmeli, cevaplar tatmin edici bir biçimdeverilmelidir. Çocuk bu cevaplar karşısında tutarsızlık yakaladığı zaman, aileye olan güvenini yitirecektir.

❖ Çocuğa herhangi bir isteği ve durumu için söz verdiğinde muhakkak sözün yerine getirilmesi gerekir. Tutulamayacak söz verilmemelidir.

❖ Her konuda tercih şansı tanımak çocuğa değer verildiğini göstereceği gibi, kendine olan saygısını da artıracaktır.

❖ Mutlulukları olduğu gibi sorunları ve onların yol açacağı problemleri de anne-baba, çocuğu ile paylaşmalıdır. Bu, çocuk için de iletişim modeli olacaktır.

❖ Çocuğun eğitiminde belirleyeceğiniz ödül ve cezaların etkisini, çocuğun istek ve ihtiyaçlarına göre ayırmak daha yerinde olacaktır.

❖ Çok ciddi bir probleme sahipse çocuğun yanında bu problem hakkında konuşulmamalı, yüzüne vurulmamalıdır. Bu davranış, çocuğun problemini büyütmesine neden olabilir.

Esen Meltem Kaplan

Psikolojik Danışmanlık

[Uzman Profili] (https://www.expersito.com/pages/experts/tr/1757/esen-meltem-kaplan)