İspanyolca öğrenen öğrencilerimin büyük bir kısmı dersin bir noktasında aynı cümleyi kuruyor: Hocam konuşmak istiyorum ama dilbilgisi beni çok korkutuyor. Açıkçası bu cümleyi ilk kez duymuyorum ve muhtemelen son kez de duymayacağım. Çünkü dilbilgisi, özellikle de yabancı bir dilde, çoğu kişi için gözünde büyüttüğü bir duvar hâline gelebiliyor. Oysa işin aslı, bu duvar sandığımız kadar kalın değil.

Dilbilgisi korkusu genellikle yanlış yapma endişesinden doğuyor. Öğrenciler, daha cümleyi kurmadan zaman uyumunu, fiil çekimini, artikelini düşünmeye başlıyor. Sonuç? Hiç konuşmamak. Oysa ana dili İspanyolca olan bir çocuğun dil öğrenme sürecine bakarsanız, yıllarca hatalı cümleler kurduğunu ama yine de durmadan konuştuğunu görürsünüz. Dil, önce iletişim için vardır; kusursuzluk çok sonra gelir.

İspanyolca dilbilgisini zor gösteren bir diğer neden de her şeyi aynı anda öğrenmeye çalışmak. Subjuntivo, geçmiş zamanlar, dolaylı anlatım. Hepsi üst üste geldiğinde doğal olarak insanın başı dönüyor. Halbuki gerçek hayatta iletişim kurmak için bunların hepsine aynı anda ihtiyacınız yok. Öğrencilerime her zaman şunu söylüyorum, basit ama doğru cümleler, karmaşık ama kullanılmayan yapılardan çok daha değerlidir.

Dilbilgisini soyut kurallar bütünü olarak görmek de korkuyu artırıyor. Kitapta yazan kurallar, gerçek hayattan kopuk kaldığında akılda kalmıyor. Oysa bir fiili bir diyalog içinde, bir dizide ya da gerçek bir cümlede gördüğünüzde beyniniz onu çok daha kolay kabul ediyor. Bu yüzden dilbilgisini ezberlenecek bir konu değil, tekrar tekrar karşılaşılacak bir alışkanlık olarak görmek gerekiyor.

Bir de mükemmel cümle kurma takıntısı var. İspanyolca konuşurken küçük hatalar yapmanız sizi kötü bir öğrenci yapmaz. Aksine, doğru yolda olduğunuzu gösterir. Sınıfta en hızlı ilerleyen öğrencilerim, hata yapmaktan çekinmeyenler oluyor. Çünkü denemeden, yanılmadan dilbilgisi gerçekten yerleşmiyor.

Son olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim; İspanyolca dilbilgisi korkulacak bir canavar değil. Doğru sırayla, gerçek bağlamlar içinde ve kendinize karşı biraz daha sabırlı olarak çalıştığınızda, bir süre sonra o kuralların kendiliğinden ağzınızdan çıktığını fark ediyorsunuz. O an geldiğinde öğrencilerimin yüzündeki şaşkın gülümsemeyi görmek, bir öğretmen olarak en sevdiğim anlardan biri oluyor.

Eğer şu anda dilbilgisi yüzünden İspanyolcadan uzaklaşmayı düşünüyorsanız, durun ve derin bir nefes alın. Konuşmaya devam edin, hata yapın ve ilerleyin. Çünkü dilbilgisi, siz onu kovalamadığınızda bile zamanla sizi yakalıyor.

Mira Durgut

Yabancı Dil Öğretmeni

Uzman Profili