Koçlukta ve kişisel gelişimde sıkça duyduğumuz bir şey var: İstiyorum ama yapamıyorum. Bu cümleyle karşılaştığımda artık şunu biliyorum; burada bir isteksizlik değil, beynin çok iyi yaptığı bir şey var: alıştığını sürdürmek.
Yıllar içinde hem eğitmen hem de koç olarak şunu net bir şekilde gördüm. İnsanlar değişime dirençli değil, beyinleri güvenli olanı tekrar etmeye programlı. İşte bu yüzden sadece hedef koymak, olumlu düşünmek ya da motive olmak çoğu zaman yetmiyor. Çünkü değişim, zihinsel süreçler fark edilmeden gerçekleşmiyor.
Nörobilim, bu noktada bize çok güçlü bir pencere açıyor. Beynin nasıl öğrendiğini, strese nasıl tepki verdiğini ve neden otomatik davranış kalıpları oluşturduğunu anladığımızda, koçluk bambaşka bir derinlik kazanıyor. Mindfulness ise bu bilgiyi sadece teoride bırakmıyor; onu doğrudan deneyimleyebileceğimiz bir pratiğe dönüştürüyor.
Mindfulness temelli koçlukta amaç, kişiyi daha iyi yapmaya zorlamak değil. Önce olanı olduğu haliyle fark etmeyi öğreniyoruz. Çünkü beyin, ancak tehdit algısı düştüğünde değişime izin veriyor. Anda kalmayı öğrenen bir zihin, geçmiş alışkanlıkların esiri olmaktan yavaş yavaş çıkmaya başlıyor.
Eğitimlerde en çok duyduğum geri bildirimlerden biri şu oluyor: İlk defa kendimi düzeltmeye çalışmadan, gerçekten dinledim. İşte bu anlar, dönüşümün başladığı anlar. Çünkü farkındalık, beyinde yeni yollar açıyor. Nöroplastisite dediğimiz şey tam olarak bu. Beyin, doğru koşullar oluştuğunda kendini yeniden organize edebiliyor.
Bu eğitim, yalnızca koçluk teknikleri öğretmek için tasarlanmadı. Aynı zamanda kendi zihninizle nasıl çalışacağınızı, stres altındayken neden farklı davrandığınızı ve danışanlarınızda (ya da kendinizde) değişimi nasıl daha sürdürülebilir hale getirebileceğinizi anlamanız için var.
Eğer koçluk yapıyorsanız, eğitim veriyorsanız ya da insanlarla derin dönüşüm alanlarında çalışıyorsanız, beynin nasıl çalıştığını bilmeden ilerlemenin sınırlarını mutlaka hissediyorsunuzdur. Mindfulness ve nörobilim temelli yaklaşım, bu sınırları yumuşatır. Hem sizin için hem de birlikte çalıştığınız insanlar için.
Bu eğitime katılanlar genellikle şunu söylüyor: Artık sadece ne yapmam gerektiğini değil, neden yapamadığımı da anlıyorum. Ve işte tam bu noktada, gerçek değişim mümkün hale geliyor.
Eğer siz de koçluk pratiğinizi daha derin, daha etkili ve daha insan odaklı bir yere taşımak istiyorsanız; zihni anlamaya, farkındalığı deneyimlemeye ve dönüşümü bilimsel bir zeminde inşa etmeye davetlisiniz.
Aslı Özbek
Psikolog,Nörobilim Uzmanı

Türkçe
