Çocuklarda Savaş ve Afet Kaygısı Nasıl Anlaşılır?

Son yıllarda çocuklar, televizyon, telefon ve sosyal medya sayesinde savaş, deprem, yangın ve afet haberlerine çok daha erken yaşta maruz kalabiliyor. Biz yetişkinler bile bu haberleri izlerken zorlanırken, çocukların zihninde oluşan korku ve belirsizlik çoğu zaman daha yoğun olur.

Ancak çocuklar kaygılarını her zaman “korkuyorum” diyerek ifade etmez. Çoğu zaman bu duygular davranış değişiklikleriyle ortaya çıkar. Bu yüzden ebeveynlerin ve öğretmenlerin bazı işaretleri fark etmesi oldukça önemlidir.

1. Uyku Düzeninde Değişiklik

Savaş veya afet haberlerinden etkilenen çocuklarda en sık görülen belirtilerden biri uyku sorunlarıdır. Çocuk:

• Gece yalnız uyumak istemeyebilir

• Kabus görebilir

• Sık sık uyanabilir

• “Yanında yatabilir miyim?” diye sorabilir

Bu durum genellikle çocuğun kendini güvende hissetme ihtiyacının arttığını gösterir.

2. Sürekli Aynı Soruları Sormak

Kaygı yaşayan çocuklar bazı soruları tekrar tekrar sorabilir:

• Deprem burada olur mu?

• Savaş bize gelir mi?

• Bizim evimiz yıkılır mı?

Bu tekrarlar aslında meraktan değil, güven arayışından kaynaklanır. Çocuk aynı cevabı duyarak içini rahatlatmaya çalışır.

3. Ayrılık Kaygısının Artması

Normalde okula rahat giden bir çocuk, savaş veya afet haberlerinden sonra:

• Okula gitmek istemeyebilir

• Anne babadan ayrılmakta zorlanabilir

• Sürekli nerede olduğunuzu sormaya başlayabilir

Bu davranışlar çocuğun sevdiklerini kaybetme korkusu yaşadığını gösterebilir.

4. Oyunlarında Korku Temalarının Artması

Çocuklar duygularını en çok oyunlarında ifade eder.

Kaygı yaşayan bir çocuk:

• oyuncaklarıyla sürekli kurtarma, savaş ya da yıkım sahneleri oynayabilir

• deprem, ambulans veya asker temalı oyunlar kurabilir

Bu aslında çocuğun zihninde yaşadığı korkuyu oyun yoluyla anlamaya çalışmasıdır.

5. Fiziksel Şikayetlerin Artması

Kaygı sadece duygusal değil, bazen fiziksel belirtilerle de ortaya çıkar.

Çocuklarda şu şikayetler görülebilir:

• Karın ağrısı

• Baş ağrısı

• İştahsızlık

• Halsizlik

Özellikle doktor kontrolünde fiziksel bir sorun bulunamazsa, bu durum duygusal kaygı ile bağlantılı olabilir.

6. Daha Çabuk Sinirlenme veya İçe Kapanma

Bazı çocuklar korktuklarında bunu öfke ile gösterir, bazıları ise sessizleşir.

Bu durumda çocuk:

• daha çabuk ağlayabilir

• küçük şeylere sinirlenebilir

• odasında daha fazla vakit geçirmek isteyebilir

• konuşmak istemeyebilir

Bu davranışlar çoğu zaman çocuğun iç dünyasında bir şeylerle baş etmeye çalıştığını gösterir.

Peki Böyle Bir Durumda Ne Yapılmalı?

Çocuğun kaygı yaşadığını fark ettiğinizde en önemli şey onun duygusunu küçümsememektir.

“Bir şey olmaz” demek yerine şu yaklaşım daha sağlıklıdır:

• onu dinlemek

• duygusunu kabul etmek

• yaşına uygun açıklamalar yapmak

• güven duygusunu güçlendirmek

Örneğin:

“Bunun seni korkuttuğunu anlıyorum. Ama şu anda biz güvendeyiz ve birçok insan insanların güvenliği için çalışıyor.”

Sonuç

Çocuklar dünyayı yetişkinlerin gözünden anlamaya çalışır. Eğer biz sakin, açıklayıcı ve güven veren bir yaklaşım sergilersek, çocukların kaygıları da zamanla azalır.

Unutulmaması gereken en önemli şey şudur:

Çocukların en büyük güven kaynağı bilgi değil, yanında duran sakin bir yetişkindir.

Özlem Ersül

ICF Yaşam ve İlişki Koçu

Uzman Profili