Boşanma, sadece iki yetişkinin yollarını ayırması değil; aynı zamanda bir çocuğun dünyasında da önemli bir değişim anlamına gelir. Ebeveynler arasındaki kırgınlık, öfke ya da iletişimsizlik çoğu zaman fark edilmeden çocuklara yansır. Oysa çocuklar, anne ve babalarının duygusal ikliminden en hızlı etkilenen bireylerdir.
Boşanmış Ebeveynlerin Kırgınlığının Çocuğa Yansımaları
Ebeveynler arasındaki gerginlik doğrudan ya da dolaylı şekilde çocuğun duygusal gelişimini etkileyebilir. En sık görülen yansımalar şunlardır:
1. Güvensizlik duygusu
Çocuk, en güvendiği iki kişinin birbiriyle sorun yaşadığını gördüğünde dünyaya olan güveni sarsılabilir. “Ailem dağıldıysa her şey dağılabilir” düşüncesi gelişebilir.
2. Kendini suçlama
Çocuklar özellikle küçük yaşlarda boşanmanın sebebini kendileri olarak algılayabilir. “Ben uslu olsaydım ayrılmazlardı” gibi düşünceler yaygındır.
3. Taraf tutma baskısı
Ebeveynlerden biri diğerini kötülediğinde çocuk kendini iki ateş arasında hisseder. Bu durum yoğun kaygı ve suçluluk yaratır.
4. Duygusal içe kapanma veya öfke
Bazı çocuklar içine kapanırken, bazıları öfke patlamaları yaşayabilir. Okul başarısında düşüş, arkadaş ilişkilerinde sorunlar görülebilir.
5. İlişkilere karşı olumsuz bakış
Sürekli çatışmaya şahit olan çocuk, ileride sağlıklı ilişki kurmakta zorlanabilir veya ilişkilere karşı mesafeli olabilir.
Peki Ne Yapılmalı?
Boşanma sürecinde en önemli odak noktası çocuğun duygusal güvenliğini korumaktır. Bunun için ebeveynlerin atabileceği bazı önemli adımlar vardır:
1. Çocuğun yanında olumsuz konuşmalardan kaçının
Eski eş hakkında yapılan her olumsuz yorum, çocuğun iç dünyasında bir parçayı incitir. Çünkü çocuk her iki ebeveynden de parçalar taşır.
2. Çocuğu aracı haline getirmeyin
Mesaj iletme, hesap sorma ya da bilgi alma gibi konularda çocuğu kullanmak, onun üzerinde ciddi baskı oluşturur.
3. Duygularını ifade etmesine alan tanıyın
“Üzülmene gerek yok” demek yerine, “Üzgün olduğunu görüyorum, istersen konuşabiliriz” demek çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar.
4. Rutinleri koruyun
Aynı saatlerde yemek yemek, uyumak ya da belirli aktiviteleri sürdürmek çocuğa “hayat devam ediyor” mesajı verir ve güven duygusunu artırır.
5. Ortak ebeveynlik bilinci geliştirin
Eş olmasanız bile ebeveyn olarak birlikte hareket etmeye devam etmeniz çocuğun en büyük ihtiyacıdır. Tutarlı kurallar ve iletişim çok önemlidir.
6. Kendi duygularınızı yönetmeye çalışın
Ebeveynin öfkesi, kırgınlığı ya da üzüntüsü doğaldır. Ancak bu duyguların çocuk üzerinden boşaltılması uzun vadede zarar verir. Gerekirse bir uzmandan destek almak çok kıymetlidir.
7. Çocuğa sevildiğini hissettirin
Boşanma ne olursa olsun, çocuğun değişmeyen tek gerçeği anne ve babasının sevgisidir. Bu sevgi açıkça ifade edilmelidir Boşanma bir son değil, yeni bir düzenin başlangıcıdır. Bu süreçte ebeveynlerin birbirine değil, çocuklarının duygusal ihtiyaçlarına odaklanması en sağlıklı adımdır. Unutulmamalıdır ki çocuklar söylenenleri değil, yaşananları öğrenir. Onlara bırakılacak en değerli miras; huzurlu, saygılı ve güvenli bir duygusal ortamdır.
Özlem Ersül
ICF Yaşam ve İlişki Koçu

Türkçe
