3 yaş civarında çocukların vurma davranışı aslında oldukça yaygındır. Bu yaşta çocuklar duygularını ifade etmeyi henüz tam öğrenemedikleri için öfke, hayal kırıklığı, dikkat çekme isteği veya sınır deneme gibi durumları fiziksel davranışlarla gösterebilirler. Önemli olan bu davranışı doğru şekilde yönetmek ve çocuğa alternatif yollar öğretmektir.

Önce sebebi anlamak gerekir: • Duygusunu ifade edemediği için (kelime yetersizliği)

• Engellendiğinde (oyuncak alınması, “hayır” denmesi)

• İlgi çekmek istediğinde

• Yorgun, aç ya da uykusuz olduğunda

• Sınırları test ettiğinde

Ne Yapmamalıyız?

• ❌ Bağırmak

• ❌ Vurarak karşılık vermek

• ❌ “Sen kötü çocuksun” gibi etiketlemek

• ❌ Uzun nasihatler vermek

Bu tepkiler davranışı azaltmaz, aksine artırabilir.

Ne Yapmalıyız?

  1. Net ve sakin sınır koyun

Çocuk vurduğunda hemen müdahale edin:

“Vurmak yok. Can acıtır.”

Kısa, net ve kararlı olun.

  1. Duygusunu adlandırın

Çocuk ne hissettiğini öğrenmeli:

“Kızdın çünkü oyuncağın alındı.”

Bu, çocuğun kendini anlamasını sağlar.

  1. Alternatif davranış öğretin

Sadece “yapma” demek yetmez:

“Kızınca ‘ben kızdım’ diyebilirsin”

“Eline vurmak yerine yastığa vurabilirsin”

  1. Tutarlı olun

Bugün izin verip yarın kızarsanız çocuk karışır.

Her zaman aynı tepkiyi verin.

  1. İlgi ile cezayı karıştırmayın

Bazen çocuk ilgi için vurur.

Vurduğunda aşırı ilgi vermek yerine

Sakinleşince olumlu davranışına ilgi gösterin

  1. Model olun

Evde yetişkinler nasıl davranıyorsa çocuk onu öğrenir.

Sakin, saygılı iletişim = en güçlü öğretim

  1. Önleyici olun

Aç, uykusuz, yorgun çocuk daha çabuk vurur.

Rutine dikkat edin

Geçişleri önceden haber verin

Küçük Bir Teknik

Çocuk vurduğunda:

  1. Fiziksel olarak durdur

  2. Göz teması kur

  3. Kısa cümle kur: “Vurmak yok”

  4. Alternatif sun

Bu döngüyü sabırla tekrar edin.

3 yaşındaki bir çocuk için vurmak “kötü olmak” değil, henüz öğrenememiş olmak demektir. Sabır, tutarlılık ve doğru yönlendirme ile bu davranış zamanla azalır.

Unutmayın;

Çocuğa “ne yapmaması gerektiğini” değil,

“ne yapması gerektiğini” öğretmek gerekir.

Özlem Ersül

ICF Yaşam ve İlişki Koçu

Uzman Profili