5. Sınıfta Özgüven Gelişimi: Çocuğunuzun Kendine İnanmasını Nasıl Destekleyebilirsiniz

5.sınıf, çocukların hayatında sadece yeni derslerin ve yeni öğretmenlerin başladığı bir dönem değildir. Aynı zamanda kendilerini daha fazla sorguladıkları, çevrelerindeki insanlarla kıyaslamaya başladıkları ve “Ben ne kadar başarılıyım?” sorusunu daha sık düşündükleri önemli bir süreçtir.

Birçok veli bu dönemde çocuklarının bazı konularda çekingenleştiğini, hata yapmaktan daha fazla korktuğunu veya arkadaşlarıyla kendisini kıyasladığını fark edebilir. Özellikle ortaokula geçişle birlikte akademik beklentiler arttıkça özgüven konusu da daha fazla önem kazanmaya başlar.

Peki çocukların kendilerine olan güvenlerini koruyabilmeleri ve geliştirebilmeleri için aileler nelere dikkat etmelidir?

Özgüven Sadece Başarıyla Oluşmaz

Bazı veliler özgüvenli çocukların sadece başarılı çocuklar olduğunu düşünür. Oysa özgüven, yüksek notlardan çok daha geniş bir kavramdır.

Bir çocuk matematikte çok başarılı olabilir ancak hata yapmaktan korkuyorsa özgüven konusunda zorlanıyor olabilir. Bir başka çocuk ise bazı derslerde eksikleri olmasına rağmen yeni şeyler denemekten çekinmiyorsa güçlü bir özgüven geliştirmiş olabilir.

Gerçek özgüven, her zaman en iyisi olmak değil; eksiklerini bilmesine rağmen kendine inanabilmektir.

Bu nedenle çocukların özgüvenini yalnızca karne sonuçlarıyla değerlendirmemek gerekir.

Sürekli Eleştirilmek Çocukları Geri Çekebilir

Veliler çoğu zaman çocuklarının gelişmesini istedikleri için eksik gördükleri noktaları dile getirirler.

Ancak gün içinde duyulan yorumların büyük bölümü eleştiriden oluşuyorsa çocuk zamanla farklı bir mesaj almaya başlayabilir:

“Ne yaparsam yapayım yeterli değilim.”

Özellikle şu tür ifadeler sık tekrarlandığında çocukların kendilerine olan güveni olumsuz etkilenebilir:

● “Biraz daha dikkatli olsan yaparsın.”

● “Neden kardeşin gibi davranmıyorsun?”

● “Bu kadar basit bir şeyi nasıl unuttun?”

Elbette hataları konuşmak gerekir. Ancak çocukların doğru yaptığı şeyleri de fark etmek, en az eksiklerini göstermek kadar önemlidir.

Sadece Sonucu Değil, Gösterdiği Çabayı da Görün

Bazı çocuklar çok çalıştıkları halde istedikleri sonucu hemen elde edemeyebilir.

Bu noktada yalnızca notlara odaklanmak, çocuğun verdiği emeğin görünmez hale gelmesine neden olabilir.

Örneğin bir öğrenci geçen sınavdan daha yüksek not alamamış olabilir. Ancak bu süreçte düzenli çalışmaya başlamış, eksiklerini tamamlamış ve daha planlı hareket etmiş olabilir.

İşte özgüveni besleyen şey tam olarak bu gelişimi fark etmektir.

Çocuklar emeklerinin görüldüğünü hissettiklerinde öğrenmeye karşı daha istekli hale gelirler.

Kendi Kararlarını Vermelerine Alan Açın

5. sınıf dönemindeki çocuklar artık birçok konuda fikir sahibi olmak isterler.

Hangi kitabı okuyacakları, nasıl ders çalışacakları veya boş zamanlarını nasıl değerlendirecekleri konusunda söz sahibi olmak isterler.

Bazen iyi niyetle tüm kararları çocuklarımız adına verebiliyoruz.

Ancak sürekli yönlendirilen çocuklar zamanla kendi kararlarına güvenmekte zorlanabiliyor.

Yaşlarına uygun seçimler yapmalarına fırsat vermek, özgüven gelişimi açısından oldukça değerlidir.

Çünkü çocuklar kendi kararlarının sonuçlarını gördükçe kendilerine olan inançları da güçlenir.

Hata Yapmaktan Korkmayan Çocuklar Daha Güçlü Gelişir

Bazı çocuklar yanlış cevap vermemek için parmak kaldırmaz, bazıları ise başarısız olma korkusuyla yeni şeyler denemekten kaçınır.

Bunun temelinde çoğu zaman hata yapmaya karşı geliştirilen olumsuz bakış açısı bulunur.

Oysa hata yapmak öğrenmenin doğal bir parçasıdır.

Bisiklet sürmeyi öğrenirken düşmek nasıl sürecin bir parçasıysa, yeni bir konuda yanlış yapmak da gelişimin doğal bir parçasıdır.

Çocuklar hata yaptıklarında cezalandırılmak veya utandırılmak yerine desteklendiklerinde daha cesur bireyler haline gelirler.

Farkında Olmadan Özgüveni Zedeleyen Davranışlar

Veliler çocuklarını çok sevdikleri halde bazen farkında olmadan özgüvenlerini olumsuz etkileyebilecek davranışlar sergileyebilirler.

Özellikle kıyaslamalar bu konuda önemli bir risk oluşturur.

● “Arkadaşın senden daha yüksek almış.”

● “Bak kuzenin ne kadar düzenli çalışıyor.”

Bu tür cümleler motive etmek amacıyla söylense bile çocuklarda yetersizlik hissi oluşturabilir.

Benzer şekilde çocuk adına sürekli konuşmak, onun yerine karar vermek veya her hatasını hemen düzeltmeye çalışmak da zamanla “Ben yapamam” düşüncesine yol açabilir.

Çocukların gelişebilmesi için bazen denemelerine, zorlanmalarına ve kendi çözümlerini üretmelerine izin vermek gerekir.

Özgüvenli Çocuklar Kusursuz Çocuklar Değildir

Özgüvenli çocuk denildiğinde akla her konuda başarılı, hiç hata yapmayan veya her zaman girişken olan bir çocuk gelmemelidir.

Özgüvenli çocuk; hata yaptığında kendini tamamen başarısız hissetmeyen, yeni şeyler denemekten çekinmeyen ve güçlü yönlerinin yanında gelişime açık taraflarını da kabul edebilen çocuktur.

Bu bakış açısı çocukların hem akademik hem de sosyal yaşamlarında daha sağlam adımlar atmalarına yardımcı olur.

5.sınıf dönemi, çocukların kendilerini tanımaya başladıkları ve özgüvenlerinin şekillendiği önemli bir süreçtir. Bu dönemde çocukların yalnızca başarılarına değil; gösterdikleri çabaya, kurdukları ilişkilere ve gelişim süreçlerine de odaklanmak gerekir.

Veliler için en önemli görevlerden biri, çocuklarının mükemmel olmalarını beklemek değil; hata yapabileceklerini, öğrenebileceklerini ve gelişebileceklerini hissettirmektir.

Çünkü çocuklar kendilerine inanmaya başladıklarında yalnızca okul hayatında değil, yaşamlarının birçok alanında daha güçlü, daha mutlu ve daha başarılı bireyler haline gelirler.

Özlem Ersül

ICF Yaşam & İlişki & Eğitim Koçu

Uzman Profili