Kimya Aslında Zor Değil: Öğrenciler Neden Zor Sanıyor?

"Hocam, ben kimya yapamıyorum." Yıllardır üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerle çalışan bir kimya öğretmeni olarak bu cümleyi yüzlerce kez duydum. İlginç olan ise, bu cümleyi kuran öğrencilerin büyük bir kısmının birkaç ay sonra kimyada en yüksek netlerini yapmış olmasıydı.

Peki ne değişti?

Kimya mı kolaylaştı?

Hayır.

Değişen tek şey, öğrencilerin derse bakış açısı ve çalışma yöntemiydi.

Aslında kimya zor bir ders değildir. Onu zorlaştıran çoğu zaman yanlış öğrenme alışkanlıkları, önyargılar ve kulaktan dolma bilgiler olur.

Gelin birlikte bunun nedenlerine bakalım.

Kimya Korkusu Nereden Geliyor?

Birçok öğrenci daha derse başlamadan "Kimya çok zor." düşüncesiyle hareket ediyor. Bunun birkaç önemli nedeni var.

Ön Yargılar

Bazı öğrenciler, çevresinden sürekli şu cümleleri duyuyor:

"Kimya çok ezber ister."

"Organik kimya çok zordur."

"Kimyada başarılı olmak için çok zekâlı olmak gerekir."

Bu söylemler zamanla öğrencinin bilinçaltına yerleşiyor. Daha ilk dersten başarısız olacağına inanarak çalışmaya başlıyor.

Oysa başarıyı belirleyen şey zekâdan çok doğru çalışma alışkanlığıdır.

Temel Konuların Eksik Kalması

Kimya, birbirine bağlı konulardan oluşan bir derstir.

Örneğin atom yapısını tam anlamadan periyodik sistemi öğrenmeye çalışırsanız zorlanırsınız. Kimyasal bağları anlamadan molekülleri yorumlamak da aynı şekilde güçleşir.

Bir konuda oluşan küçük bir eksiklik zamanla büyüyerek bütün dersin zor görünmesine neden olur.

Ezber Yapmaya Çalışmak

Kimyada bazı bilgiler ezberlenebilir ancak dersin büyük kısmı mantık üzerine kuruludur.

Neden iyon oluşuyor?

Neden bazı maddeler suda çözünürken bazıları çözünmüyor?

Neden aynı element farklı özellikler gösterebiliyor?

Bu soruların cevaplarını anlayan bir öğrenci, yüzlerce bilgiyi ezberlemek zorunda kalmaz.

Kimya Aslında Hayatın İçinde

Kimya yalnızca laboratuvarlarda yapılan deneylerden ibaret değildir. Sabah uyandığınız andan gece uyuyana kadar farkında olmadan kimyanın içinde yaşarsınız.

Bir fincan çay demlediğinizde sıcak suyun çaydaki maddeleri çözmesi bir kimya olayıdır.

Limon sıktığınızda ekşi tadı hissetmeniz asitlerle ilgilidir.

Kekin fırında kabarması kimyasal bir tepkimenin sonucudur.

Demirin zamanla paslanması yine kimyanın günlük hayattaki en güzel örneklerinden biridir.

Telefonunuzun bataryasının çalışması, kullandığınız şampuanın köpürmesi, diş macununun dişleri koruması hatta nefes alıp vermeniz bile kimyasal olaylarla gerçekleşir.

Öğrenciler bunları fark ettiğinde kimya artık soyut bir ders olmaktan çıkar, yaşamın doğal bir parçası hâline gelir.

Öğrencilerin En Sık Düştüğü Kavram Yanılgıları

Yıllar içinde öğrencilerimde tekrar eden bazı yanlış düşüncelerle sıkça karşılaştım.

"Kimya tamamen ezber dersidir."

Bu doğru değildir.

Periyodik tabloda bazı bilgileri ezberleyebilirsiniz ama kimyanın büyük bölümü neden-sonuç ilişkisine dayanır.

Mantığı anlayan öğrenci, ezber yapmak zorunda kalmadan birçok soruyu çözebilir.

"Çok soru çözersem konu öğrenirim."

Soru çözmek önemlidir ancak konu öğrenmenin yerine geçmez.

Temeli olmayan bir öğrenci yüzlerce soru çözse bile aynı hataları tekrar eder.

Önce konuyu anlamak, sonra soru çözmek gerekir.

"Yanlış yapıyorsam kimyaya yeteneğim yok."

Yanlış yapmak öğrenmenin doğal bir parçasıdır.

Asıl gelişim yanlış yapılan soruların analiz edilmesiyle gerçekleşir.

Benim en başarılı öğrencilerim, en çok yanlış yapanlar değil; yanlışlarından en çok ders çıkaranlardı.

Öğretmenlik Hayatımdan Unutamadığım Bir Anı

Bir öğrencim ilk denemesinde kimyadan yalnızca 2 net yapmıştı. Her dersten sonra moralinin bozulduğunu, kimyayı hiçbir zaman öğrenemeyeceğini söylüyordu.

Ona sadece şunu söyledim:

"Sen kimyayı yapamıyorsun değil, henüz doğru yöntemle çalışmıyorsun."

Birlikte küçük hedefler belirledik.

Her hafta yalnızca bir konuyu bitirdik.

Yanlış yaptığı soruları tekrar çözdü.

Ezber yerine neden-sonuç ilişkisini anlamaya çalıştı.

Üç ay sonra netleri 8'e çıktı.

Sınava yaklaştığımızda ise 12 net yapıyordu.

Bu örnek bana bir kez daha gösterdi ki öğrenciyi başarıya götüren şey mucizevi bir yöntem değil; doğru plan, sabır ve istikrardır.

Kimya Korkusunu Yenmek İçin Neler Yapabilirsiniz?

Kimyayı daha kolay öğrenmek için şu alışkanlıkları edinmenizi öneririm:

• Her konunun mantığını anlamaya çalışın.

• Günlük hayatta gördüğünüz olayları kimyayla ilişkilendirin.

• Düzenli tekrar yapmayı ihmal etmeyin.

• Çözemediğiniz soruların neden yanlış olduğunu mutlaka öğrenin.

• Kendinizi başkalarıyla değil, dünkü hâlinizle kıyaslayın.

• Küçük hedefler koyarak ilerleyin.

Bu yöntemler zamanla hem özgüveninizi artıracak hem de derse olan bakış açınızı değiştirecektir.

Kimya, öğrencilerin düşündüğü kadar korkulacak bir ders değildir. Çoğu zaman yaşanan zorluklar, yanlış çalışma yöntemlerinden ve ön yargılardan kaynaklanır.

Doğru sırayla ilerleyen, konuların mantığını anlamaya çalışan ve düzenli tekrar yapan her öğrenci kimyada başarılı olabilir.

Unutmayın, yıllardır yüzlerce öğrencinin gelişimine tanıklık etmiş bir öğretmen olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Kimyada başarı, doğuştan gelen bir yetenek değil; doğru yöntemle çalışan herkesin ulaşabileceği bir hedeftir.

Belki bugün birkaç soruda zorlanıyor olabilirsiniz. Ancak vazgeçmez, düzenli çalışır ve her yanlışınızı bir öğrenme fırsatı olarak görürseniz, bir süre sonra "Kimya çok zor." diyen kişi değil, "Aslında düşündüğüm kadar zor değilmiş." diyen kişi siz olacaksınız.

Semih Yılmaz

Kimya Öğretmeni

Uzman Profili