Hayır Diyemeyen İnsanların En Büyük Sorunu ve Çözüm Yolları
Telefonunuz çalıyor.
O gün gerçekten dinlenmeye ihtiyacınız var. Yapmanız gereken işler birikmiş, zihniniz yorulmuş. Telefonda ise sizden bir ricada bulunan bir arkadaşınız var.
İlk düşündüğünüz şey ne oluyor?
"Aslında istemiyorum ama kırılmasın..."
Ve birkaç saniye sonra ağzınızdan şu cümle çıkıyor:
"Tamam, hallederim."
Konuşma bittikten sonra ise bu kez kendinize kızıyorsunuz.
"Yine hayır diyemedim."
Bir yaşam ve ilişki koçu olarak danışanlarımla çalışırken bunun düşündüğümüzden çok daha sık yaşandığını görüyorum. İlginç olan ise insanların çoğu, "hayır" diyemedikleri için değil; söyledikleri "evet"lerin bedelini kendileri ödediği için yoruluyor.
Sorun İyiliksever Olmak Değil
Başkalarına destek olmak, paylaşmak ya da yardım etmek elbette değerli davranışlardır.
Ancak bazen yardım etmek ile kendini ihmal etmek arasındaki çizgi fark edilmeden silikleşebilir.
Sürekli başkalarının ihtiyaçlarını öne koyan biri, bir süre sonra kendi ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanabilir.
Ve bu durum zamanla sessiz bir yorgunluğa dönüşebilir.
"Hayır" Diyememenin Altında Ne Var?
Koçluk görüşmelerinde sık karşılaştığım bir durum var.
İnsanlar çoğu zaman "Hayır demeyi bilmiyorum." diyor.
Biraz konuştuktan sonra ise cümle değişiyor.
"Sevilmemekten korkuyorum."
"Yanlış anlaşılmak istemiyorum."
"Beni bencil sanırlar diye düşünüyorum."
Aslında sorun kelimeyi söyleyememek değil; o kelimenin doğuracağını düşündüğümüz sonuçlardan çekinmek.
İşte tam bu noktada, davranışın arkasındaki inancı görmek değişimin başlangıcı oluyor.
Her "Evet" Aynı Anlama Gelmez
Dışarıdan bakıldığında verdiğiniz cevap sadece bir "evet" gibi görünür.
Oysa bazen bu "evet";
Kendi planınızdan vazgeçmek,
Dinlenme ihtiyacınızı ertelemek,
Yapmak istemediğiniz bir sorumluluğu üstlenmek,
Ya da sırf kimse kırılmasın diye kendinizi geri plana almak anlamına gelir.
Bir süre sonra fark edersiniz ki başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendi enerjiniz sessizce tükenmeye başlamıştır.
Sağlıklı Sınırlar Uzaklaştırmaz, Netleştirir
Birçok kişi "Hayır dersem ilişkimiz bozulur." diye düşünür.
Oysa güçlü ilişkiler, herkesin her isteği kabul ettiği ilişkiler değildir.
Gerçek yakınlık, sürekli fedakârlık yapmakla değil; karşılıklı anlayış geliştirebilmekle büyür.
"Hayır" Demek Reddetmek Değildir
Hayır demek, karşınızdaki insanı değersiz görmek anlamına gelmez.
Çoğu zaman sadece o an için kendi sınırlarınızı koruduğunuzu gösterir.
Şöyle düşünün...
Bir arkadaşınız sizden acil olmayan bir konuda yardım istediğinde, gerçekten zamanınız yoksa bunu açık ve saygılı bir şekilde ifade etmek mümkündür.
Bu yaklaşım hem dürüsttür hem de ilişkinin yükünü tek taraflı hâle getirmez.
Küçük Bir Farkındalık Çalışması
Bugün içinde bulunduğunuz son haftayı düşünün.
Kabul ettiğiniz hangi isteği aslında istemeden kabul ettiniz?
O anda sizi "evet" demeye iten şey neydi?
Kendinize şu soruları sorun
Suçluluk duygusu mu?
Kırmaktan korkmak mı?
Onaylanma ihtiyacı mı?
Bu soruların cevabı, hayır diyememenizin gerçek nedenini anlamanıza yardımcı olabilir.
Değişim Bir Kelimeyle Başlamaz
Birçok kişi ertesi günden itibaren herkese "hayır" demesi gerektiğini düşünür.
Oysa değişim bunun tam tersidir.
Değişim süreci nasıl ilerler?
Önce kendi ihtiyaçlarınızı fark etmeyi öğrenirsiniz.
Sonra hangi konularda gerçekten istekli olduğunuzu ayırt edersiniz.
Ve zamanla verdiğiniz "evet"ler de, "hayır"lar da daha bilinçli hâle gelir.
İşte o zaman kararlarınız korkudan değil, farkındalıktan beslenmeye başlar.
Son Söz
Hayatımızı yalnızca yaptığımız seçimler değil, istemediğimiz hâlde kabul ettiğimiz seçimler de şekillendirir.
Bazen tek bir "hayır", saatlerinizi geri kazandırır.
Bazen enerjinizi…
Bazen de kendinize duyduğunuz saygıyı.
Yazıyı bitirmeden önce size tek bir soru bırakmak istiyorum:
Bugün söylediğiniz "evet"lerin kaçı gerçekten sizin seçiminizdi, kaçı sadece birilerini hayal kırıklığına uğratmamak içindi?
Bu soruya vereceğiniz samimi cevap, belki de bundan sonraki ilişkilerinizde kuracağınız en sağlıklı sınırın başlangıcı olacaktır.
Özlem Ersül

Türkçe
