İlişkinizde Güven Problemi Yaşıyorsanız Kendinize Bu Soruları Sorun
"Artık ona eskisi kadar güvenemiyorum."
Bu cümle bir ilişkinin en sessiz ama en ağır cümlelerinden biridir. Çünkü güven, bir ilişkiyi ayakta tutan görünmez bağdır. O bağ zedelendiğinde, bazen en küçük olay bile büyük tartışmalara dönüşebilir.
Bir yaşam ve ilişki koçu olarak danışanlarımla yaptığım görüşmelerde şunu sıkça görüyorum: Güven problemi yaşayan birçok kişi, çözümü karşı tarafın değişmesinde arıyor. Elbette bazı durumlarda güveni sarsan davranışlar vardır ve bunlar göz ardı edilemez. Ancak bazen ilişkinin düğümlendiği nokta, yalnızca karşı tarafın yaptıkları değil, yaşananları nasıl yorumladığımız da olabilir.
İşte tam bu noktada, suçlu aramaktan önce kendimize birkaç dürüst soru sormak, ilişkiye farklı bir pencereden bakmamızı sağlayabilir. Gerçekten Güvenim mi Sarsıldı, Yoksa Korkularım mı Konuşuyor?
Her şüphe, güvenin bittiği anlamına gelmez.
Bazen geçmişte yaşadığımız hayal kırıklıkları, bugünkü ilişkimizi de etkileyebilir. Daha önce aldatılmış olmak, terk edilmek ya da verdiğimiz güvenin karşılığını alamamak, yeni bir ilişkide daha temkinli olmamıza neden olabilir.
Kendinize Şu Soruyu Sorun
"Bugün yaşadığım eski bir olaydan mı? Yoksa bugüne mi ait?"
Bu soruya vereceğiniz cevap, duygularınızı daha net anlamanıza yardımcı olabilir.
Partnerimin Davranışını Görüyor muyum, Yoksa Niyetini Tahmin mi Ediyorum?
İlişkilerde en sık yapılan hatalardan biri, davranışları yorumlamak yerine niyet okumaktır.
Geç cevap veren bir mesaj...
Unutulan bir plan...
Yoğun geçen bir gün...
Bazen bunları doğrudan "Artık beni önemsemiyor." şeklinde yorumlayabiliriz.
Oysa gerçek ile yorum aynı şey değildir.
Gerçek ile Yorumu Ayırın
Kendinize şu soruyu sorun:
"Bildiğim şey ne, varsaydığım şey ne?"
Bu ayrımı yapmak, birçok yanlış anlamanın önüne geçebilir.
Güveni Konuşuyor muyuz, Yoksa Sessizce Biriktiriyor muyuz?
Bazı insanlar rahatsız oldukları konuları dile getirmek yerine içlerinde tutmayı seçer.
"Şimdi söylersem tartışma çıkar."
"Boş ver, geçer."
Ancak konuşulmayan duygular çoğu zaman kaybolmaz; zamanla büyür.
Bir gün küçük görünen bir olayın büyük bir tartışmaya dönüşmesinin nedeni, sadece o an yaşananlar olmayabilir. Bazen biriken kırgınlıklar da o tartışmanın içine karışır.
Karşı Tarafın Değişmesini Beklerken Ben Ne Yapıyorum?
İlişkilerde değişim çoğu zaman tek taraflı olmaz.
Partnerinizden daha açık olmasını, sizi anlamasını ya da daha güven verici davranmasını bekliyor olabilirsiniz.
Peki siz, ihtiyaçlarınızı açıkça ifade edebiliyor musunuz?
Duygularınızı suçlamadan paylaşabiliyor musunuz?
Karşınızdakini gerçekten dinliyor musunuz?
Bu soruların amacı kendinizi suçlamak değil, ilişkinin içinde sizin de etkileyebileceğiniz alanları fark etmektir.
Güven Bir Anda mı Kayboldu, Yoksa Yavaş Yavaş mı Azaldı?
Bazı ilişkilerde güven tek bir olayla sarsılır.
Bazılarında ise büyük bir kırılma yoktur.
Ama verilen sözlerin tutulmaması, önemsenmediğini hissettiren davranışlar ya da iletişimin giderek azalması gibi küçük durumlar zamanla güven duygusunu zayıflatabilir.
Süreci Değerlendirin
Bu nedenle kendinize şu soruyu yöneltin:
"Beni en çok inciten tek bir olay mıydı, yoksa uzun süredir devam eden bir süreç mi?"
Bazen doğru soruyu bulmak, doğru çözümü bulmaktan daha değerlidir.
Güven Yeniden İnşa Edilebilir mi?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Bazı ilişkilerde güven yeniden kurulabilir.
Bazılarında ise taraflar farklı yollar seçebilir.
Ancak hangi karar verilirse verilsin, sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için önce duyguların dürüstçe konuşulması gerekir.
Güven, sadece verilen sözlerle değil; tutarlı davranışlarla ve zaman içinde oluşan deneyimlerle güçlenir.
Bir ilişkide güven eksikliği yaşandığında ilk refleksimiz çoğu zaman karşı tarafın ne yaptığını sorgulamak olur.
Oysa bazen kendimize yönelttiğimiz birkaç samimi soru, yaşadığımız duyguları daha net görmemizi sağlar.
Belki de güveni yeniden inşa etmenin ilk adımı, "Kim haklı?" sorusunu bırakıp "Ben şu an gerçekten ne hissediyorum?" sorusuna cesaretle yaklaşmaktır.
Çünkü sağlıklı ilişkiler, kusursuz insanların değil; birbirini anlamaya istekli insanların kurduğu ilişkilerdir.
Ve Unutmayın...
Güven, tek bir büyük hareketle kazanılmaz. Günlük hayatta tekrar eden küçük davranışlar, verilen sözlerin tutulması ve duyguların açıkça paylaşılmasıyla zaman içinde güçlenir. Aynı şekilde, onu koruyan da büyük vaatler değil; her gün gösterilen samimiyet, tutarlılık ve karşılıklı emektir.
Özlem Ersül
ICF Yaşam & İlişki & Eğitim Koçu

Türkçe
