Kendini Sevmeyi Öğrenmek Neden Hayatınızı Değiştirir?
"Benim için fark etmez."
"Sen nasıl istersen."
"Önemli olan herkes mutlu olsun."
Bu cümleleri sık kullanıyor musunuz?
İlk bakışta bu sözler anlayışlı ve uyumlu bir insanın cümleleri gibi görünebilir. Ancak bazen bu ifadelerin arkasında sessizce büyüyen başka bir ihtiyaç vardır: Kendini sürekli ikinci plana atmak.
Bir yaşam ve ilişki koçu olarak danışanlarımla yaptığım görüşmelerde dikkatimi çeken ortak bir nokta var. İnsanlar çoğu zaman kendilerini sevmediklerini söylemezler. Hatta çoğu, böyle bir sorunları olmadığını düşünür. Fakat günlük hayatlarına baktığımızda, kendilerine gösterdikleri yaklaşım bambaşka bir hikâye anlatır.
Kendinize Nasıl Davrandığınız Hiç Dikkatinizi Çekti mi?
Hayatımız boyunca birçok insanla konuşuyoruz. Ailemizle, arkadaşlarımızla, iş arkadaşlarımızla…
Peki en çok kiminle konuşuyoruz?
Kendimizle.
Üstelik bu konuşmaların büyük bir kısmı sessizce zihnimizde gerçekleşiyor.
İç Sesiniz Size Ne Söylüyor?
Bir hata yaptığınızda kendinize söylediğiniz ilk cümle ne oluyor?
"Yine beceremedim."
"Neden hep ben böyleyim?"
"Daha dikkatli olmalıydım."
Şimdi aynı hatayı çok sevdiğiniz bir arkadaşınız yapsaydı ona da aynı sertlikte konuşur muydunuz?
Çoğu kişinin cevabı hayır oluyor.
Kendini Sevmek Bencillik Değildir
Bu kavram en çok burada yanlış anlaşılıyor.
Kendini önemsemek, başkalarını önemsememek anlamına gelmez.
Tam tersine, kendi ihtiyaçlarını görebilen insanlar başkalarına da daha sağlıklı destek olabilir.
Düşünün…
Telefonunuzun şarjı yüzde birdeyken bütün gün çalışmasını bekler misiniz?
İnsan da böyledir.
Kendine hiç zaman ayırmayan, sürekli veren ama hiç kendini beslemeyen biri, bir süre sonra yorgunluğunu ilişkilerine, işine ve hatta hayallerine taşımaya başlar.
Kendinizi Sürekli Kanıtlamaya Çalışıyor Olabilirsiniz
Bazı insanlar yaptıkları her işle değerli hissetmeye çalışır.
Daha çok çalışır.
Daha çok sorumluluk alır.
Herkesi memnun etmeye uğraşır.
Çünkü içten içe şu düşünce vardır:
"Yeterince başarılı olursam, o zaman kendimi iyi hissedeceğim."
Oysa insanın değeri, yaptığı işlerle sürekli ispatlanması gereken bir şey değildir.
Başarı elbette güzeldir. Ancak kendine duyulan saygının tek kaynağı hâline geldiğinde, en küçük başarısızlık bile kişiyi derinden sarsabilir.
Kendini Sevmek Her Gün Aynaya Gülümsemek Değildir
Bazen insanlar kendini sevmenin sürekli mutlu hissetmek olduğunu düşünür.
Oysa hayatın içinde hayal kırıklıkları da vardır, başarısızlıklar da, yanlış kararlar da…
Kendini sevmek; bütün bunlara rağmen kendini tamamen değersiz ilan etmemektir.
Zor bir gün geçirdiğinde bile kendine şu hakkı verebilmektir:
"Bugün istediğim gibi gitmedi ama bu, benim değersiz olduğum anlamına gelmiyor."
Bu bakış açısı, insanın kendiyle kurduğu ilişkiyi yavaş yavaş dönüştürür.
Değişim Küçük Seçimlerle Başlar
Günlük Hayatta Kendinize Verebileceğiniz Küçük Mesajlar
Bir sabah on dakika erken kalkıp sessizce kahveni içmek…
Yorulduğunu fark ettiğinde kısa bir mola vermek…
Hoşuna gitmeyen bir duruma nazik ama net bir şekilde sınır koymak…
Yaptığın güzel bir işi küçümsemek yerine kendini takdir etmek…
Bunlar dışarıdan bakıldığında küçük davranışlar gibi görünür.
Ama aslında hepsi aynı mesajı verir:
"Ben de önemliyim."
İnsan kendine bu mesajı ne kadar sık verirse, hayatındaki seçimler de o kadar değişmeye başlar.
İlişkiler de Değişir
Kendine değer vermeye başlayan bir insanın yalnızca iç dünyası değişmez.
İlişkileri de değişir.
Çünkü artık sırf kırılmasınlar diye istemediği şeylere "evet" demek zorunda hissetmez.
Sürekli onay beklemek yerine düşüncelerini daha rahat ifade eder.
Sevilmek için rol yapmak yerine, olduğu kişiyle kabul görmeyi önemser.
Bu değişim bir gecede olmaz.
Ama insan kendisiyle kurduğu ilişkiyi değiştirdikçe, çevresiyle kurduğu bağ da doğal olarak dönüşmeye başlar.
Hayatımız boyunca birçok ilişki kuruyoruz.
Bazıları uzun sürüyor, bazıları kısa.
Bazıları bize güç veriyor, bazıları yoruyor.
Fakat ömür boyu içinde yaşayacağımız tek ilişki, kendimizle kurduğumuz ilişkidir.
Bu ilişkiyi sürekli eleştiriyle beslediğimizde hayat ağırlaşır.
Anlayışla, şefkatle ve dürüstlükle beslediğimizde ise kararlarımız, sınırlarımız ve ilişkilerimiz yavaş yavaş değişmeye başlar.
Bugün kendinize küçük ama önemli bir soru sorun:
"Ben, en yakın arkadaşım olsaydım, kendime nasıl davranırdım?"
Belki de bu sorunun cevabı, kendinizle kuracağınız yeni ilişkinin ilk adımı olacaktır.
Özlem Ersül
ICF Yaşam & İlişki & Eğitim Koçu

Türkçe
