İlişkinizde Sürekli Aynı Tartışmaları mı Yaşıyorsunuz? Sebebi Sandığınızdan Farklı Olabilir

"Yine aynı konuyu konuşuyoruz..."

Bu cümle size tanıdık geliyorsa, büyük ihtimalle tartıştığınız konu aslında gerçek mesele değildir.

Bir yaşam ve ilişki koçu olarak danışanlarımla yaptığım görüşmelerde dikkatimi çeken ortak bir durum var. Çiftler çoğu zaman tartışmanın nedenini, konuşulan konu zannediyor. Oysa biraz derine indiğimizde görüyoruz ki tartışılan şey bulaşıklar, geç kalınan bir akşam yemeği ya da unutulan bir telefon araması değil.

Asıl mesele, o olayın kişide bıraktığı duygudur.

Aynı Olay, Farklı Anlamlar

Düşünün…

Bir kişi partnerinin geç kalmasına sadece "trafik vardı" diye bakabilir.

Diğeri ise aynı durumu "Ben senin için öncelikli değilim." şeklinde yorumlayabilir.

Ortada tek bir olay vardır ama iki farklı anlam oluşur.

İlişkilerde çatışmayı büyüten çoğu zaman olayın kendisi değil, ona yüklediğimiz anlamdır.

Haklı Çıkmaya Çalışırken Birbirinizi Kaybedebilirsiniz

Tartışmaların ortasında çiftler genellikle şu sorunun peşine düşer:

"Kim haklı?"

Fakat ilişkiler mahkeme salonu değildir.

Bir tarafın kazanması, çoğu zaman ilişkinin kazanması anlamına gelmez.

Bazen iki kişi de kendini anlatmaya çalışırken aslında hiç kimse gerçekten dinlenmez.

O anda söylenen cümlelerden çok, duyulmayan duygular konuşmaya başlar.

Asıl İhtiyaç Cümlelerin Altında Saklıdır

Bir danışanım eşine sürekli şu cümleyi kuruyordu:

"Hiç benimle ilgilenmiyorsun."

İlk bakışta bu bir eleştiri gibi görünüyordu.

Biraz konuştuktan sonra aslında söylemek istediği cümle şuydu:

"Seninle daha fazla bağ kurmaya ihtiyacım var."

Bu iki cümle birbirine çok benziyor gibi görünse de karşı tarafta oluşturduğu etki tamamen farklıdır.

Eleştiri savunmayı doğurur.

İhtiyacını ifade etmek ise yakınlaşmanın kapısını aralayabilir.

Geçmiş Tartışmalar Bugünkü Tepkileri Büyütebilir

Bazen bugün verdiğimiz tepki, yalnızca bugüne ait değildir.

Daha önce anlaşılmadığını hisseden biri, benzer bir durum yaşadığında çok daha güçlü tepki verebilir.

Bu yüzden bazı tartışmalar dışarıdan bakıldığında "abartılı" görünür.

Oysa kişi o an yalnızca yaşadığı olaya değil, geçmişte biriken duygularına da tepki veriyordur.

İlişkilerde bugünü anlamak için bazen dünü de görmek gerekir.

Birbirinizi Dinliyor musunuz, Yoksa Cevap Vermeyi mi Bekliyorsunuz?

Bir konuşmada gerçekten dinlemek ile cevap hazırlamak arasında büyük fark vardır.

Partneriniz konuşurken zihninizden şu düşünceler geçiyorsa…

"Şimdi buna ne söyleyeceğim?"

"Birazdan ben de anlatacağım."

"Asıl hatalı olan o."

… büyük ihtimalle dinlemiyorsunuzdur.

Anlaşılmanın ilk adımı, anlamaya istekli olmaktır.

Küçük Bir Soru Büyük Bir Fark Yaratabilir

Bir sonraki tartışmanızda kendinizi savunmadan önce şu soruyu sormayı deneyin:

"Şu an seni en çok inciten şey ne?"

Bu soru her sorunu tek başına çözmez.

Ama konuşmanın yönünü değiştirebilir.

Kusursuz İlişki Diye Bir Şey Yoktur

Sağlıklı ilişkiler, hiç tartışmayan insanların ilişkileri değildir.

Sağlıklı ilişkiler, tartıştıktan sonra yeniden birbirine dönebilen insanların ilişkisidir.

Fikir ayrılıkları kaçınılmazdır.

Önemli olan, farklı düşüncelere rağmen aynı takımda kalabilmektir.

Bir ilişkinin yıpranmasına her zaman büyük olaylar neden olmaz.

Bazen tekrar eden küçük kırgınlıklar, söylenmeyen duygular ve duyulmadığını hissetmek, zamanla iki insanın arasına görünmez bir mesafe koyar.

Belki de bugün partnerinize yeni bir cevap vermek yerine yeni bir merakla yaklaşabilirsiniz.

"Onun söylediğinin altında hangi duygu var?"

Çoğu zaman ilişkiyi değiştiren şey, daha fazla konuşmak değil; birbirini farklı bir gözle dinlemeye başlamaktır.

Çünkü gerçek yakınlık, aynı fikirde olmaktan değil, birbirini anlamaya gönüllü olmaktan doğar.

Özlem Ersül

ICF Yaşam & İlişki& Eğitim Koçu

Uzman Profili