Stresinizi Yönetemiyorsanız Bu 5 Alışkanlık Hayatınızı Zorlaştırıyor Olabilir

"Son zamanlarda neden bu kadar gerginim?"

Bu soruyu kendinize hiç sordunuz mu?

İlginç olan şu ki, çoğu insan bu sorunun cevabını dışarıda arıyor. İş yoğunluğu, ekonomik koşullar, aile sorumlulukları ya da bitmek bilmeyen yapılacaklar listesi...

Elbette bunların hepsi yaşamın bir parçası. Ancak bir yaşam koçu olarak danışanlarımla yaptığım görüşmelerde şunu sıkça fark ediyorum: Aynı koşullarda yaşayan iki kişiden biri süreci yönetebilirken, diğeri kendini tükenmiş hissedebiliyor.

Farkı yaratan çoğu zaman yaşanan olaylar değil, o olaylara eşlik eden alışkanlıklardır.

Belki de sizi yoran stresin kendisi değil, her gün farkında olmadan tekrar ettiğiniz bazı davranışlardır.

  1. Her Şeye Aynı Anda Yetişmeye Çalışmak

Sabah gözünüzü açar açmaz zihniniz çalışmaya başlıyor.

Bugün yapılacak işler…

Cevaplanacak mesajlar…

Bekleyen sorumluluklar…

Bir işi bitirmeden diğerine geçiyor, gün sonunda ise hiçbir şeyi tam anlamıyla tamamlayamamış hissediyorsunuz.

Yoğun olmak ile verimli olmak aynı şey değildir.

Bazen zihni en çok yoran şey, işlerin fazlalığı değil; sürekli yarım kalan uğraşlardır.

  1. Kendinize Gün İçinde Hiç Yer Bırakmamak

Takviminiz dolu olabilir.

Peki ya siz?

Birçok kişi başkalarına zaman ayırırken kendi ihtiyaçlarını sürekli erteliyor.

Dinlenmeyi hak etmek için önce her işi bitirmesi gerektiğine inanıyor.

Oysa kendine hiç alan bırakmayan bir zihin, bir süre sonra en küçük sorunu bile büyütmeye başlar.

Kendinize ayırdığınız kısa bir zaman dilimi, lüks değil; zihinsel dengenizi korumanın bir parçasıdır.

  1. Her Durumu Kontrol Etmeye Çalışmak

Hayatın tamamını planlamak mümkün olsaydı belki daha az kaygılanırdık.

Ama gerçek yaşam sürprizlerle doludur.

Kontrol edemediğimiz her şeyi yönetmeye çalıştığımızda, enerjimizi çözüm üretmeye değil, direnmeye harcarız.

Kendinize Şu Soruyu Sorun

"Bugün beni düşündüren şeylerin kaçını gerçekten değiştirebilirim?"

Bu sorunun cevabı çoğu zaman zihinsel yükünüzü hafifletmeye başlar.

  1. İçinizden Geçenleri Sürekli Ertelemek

"Bunu sonra söylerim."

"Şimdi zamanı değil."

"Üzülmesin diye susayım."

Duygular ifade edilmediğinde ortadan kaybolmaz.

Sadece birikir.

Biriken her kırgınlık, her hayal kırıklığı ve her söylenmemiş cümle zamanla stresin görünmeyen yüklerinden biri hâline gelir.

Bazen insanı yoran yaşadıkları değil, uzun zamandır içinde taşıdıklarıdır.

  1. Kendinizi Sürekli Bir Sonraki Hedefe Taşımak

Bir hedef gerçekleşiyor.

Kısa bir mutluluk…

Sonra hemen yeni bir hedef.

Yeni bir beklenti.

Yeni bir koşuşturma.

Durup bulunduğu noktayı görebilen insanlar ile sürekli eksiklerine odaklanan insanlar arasında önemli bir fark vardır.

İlki ilerlemenin tadını çıkarır.

İkincisi ise başarılarının bile yükünü taşır.

Hayat sadece ulaşılacak hedeflerden oluşmaz; fark edilen anlardan da oluşur.

Stres Her Zaman Düşmanınız Değildir

Stresi tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak çoğu zaman gerçekçi değildir.

Asıl mesele stresin varlığı değil, onun hayatın direksiyonuna geçmesine izin verip vermediğimizdir.

Kendinizi tanımaya başladığınızda, hangi durumların sizi zorladığını ve hangi alışkanlıkların bu yükü artırdığını daha net görebilirsiniz.

İşte değişim de tam burada başlar.

Hayat bazen bize yük olmuyor; biz fark etmeden omuzlarımıza yeni yükler ekliyoruz.

Belki de bugün ihtiyacınız olan şey, daha fazla çabalamak değil; sizi tüketen alışkanlıkları dürüstçe fark etmek.

Kendinize Son Bir Soru Sorun

Stresinizin kaynağı kim? ne ? asıl bu soru sizin için önemli olmalı.

Çünkü kalıcı değişim, hayatın tamamını bir anda değiştirmekle değil; her gün tekrar ettiğimiz küçük davranışları fark etmekle başlar.

Özlem Ersül

ICF Yaşam & İlişki& Eğitim Koçu

Uzman Profili