Sürekli Erteleyenler İçin: Hayatını Kontrol Altına Almanın 7 Etkili Yolu
Saat akşam oldu. Gün boyunca aklınızda olan işi yine yapamadınız. Bilgisayarı kapatırken kendi kendinize "Yarın kesin başlayacağım." dediniz.
Ertesi gün geldiğinde ise yine başka işler öne geçti.
Bu döngü size tanıdık geliyorsa yalnız değilsiniz.
Bir yaşam koçu olarak danışanlarımla yaptığım görüşmelerde ertelemenin çoğu zaman zaman yönetimiyle değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyle bağlantılı olduğunu görüyorum. Çünkü insan, anlam yüklediği şeyleri kolay kolay ertelemez. Ertelenen çoğu işin arkasında kararsızlık, zihinsel yorgunluk ya da başarısız olma ihtimaliyle yüzleşmek istememek vardır.
Peki bu döngü nasıl kırılır?
1. Önce Kendinizi Suçlamayı Bırakın
Ertelemeye başladığınız anda çoğu zaman ikinci bir yük daha eklenir: Suçluluk.
"Yine yapamadım."
"Ben zaten hep böyleyim."
Bu cümleler motivasyon oluşturmaz, tam tersine harekete geçme isteğini azaltır. Davranışı değiştirmek istiyorsanız önce kendinizi yargılamak yerine gözlemlemeyi öğrenin.
Bugün neden ertelediğinizi anlamak, yarın farklı davranabilmenin ilk adımıdır.
2. Yapılacak İşe Değil, İlk Dakikaya Odaklanın
Bir sunum hazırlamanız gerekiyorsa zihniniz bunu saatler sürecek yorucu bir süreç olarak görebilir.
Bunun yerine kendinize yalnızca şu sözü verin:
"Beş dakika boyunca bu işle ilgileneceğim."
Çoğu zaman en zor kısım çalışmak değil, başlamaktır. İlk dakikayı geçtiğinizde devam etmek düşündüğünüzden daha kolay hâle gelir.
3. Ertelediğiniz Şeyin Size Ne Anlattığını Dinleyin
Bazen ertelenen iş aslında bize önemli bir mesaj verir.
Belki o hedef artık sizi heyecanlandırmıyordur.
Belki başkalarının beklentisi olduğu için onu sürdürmeye çalışıyorsunuzdur.
Belki de hata yapmaktan çekindiğiniz için başlamıyorsunuzdur.
Koçlukta Sık Kullanılan Bir Soru
Koçlukta sık kullandığım sorulardan biri şudur:
"Bu işi tamamladığınızda hayatınızda ne değişecek?"
Bu soruya verdiğiniz cevap, çoğu zaman motivasyonunuzun gerçek kaynağını ortaya çıkarır.
4. Gününüzü Değil, Enerjinizi Planlayın
Herkesin en verimli olduğu saatler farklıdır.
Kimisi sabah daha üretkendir, kimisi akşam.
Önemli olan, gerçekten odaklanabildiğiniz zaman dilimini fark etmek ve önemli işlerinizi o saatlere yerleştirmektir.
Kendinizi başkalarının çalışma düzenine göre değil, kendi ritminize göre planladığınızda işler daha akıcı ilerler.
5. Her Gün Kendinize Küçük Bir Söz Verin
Büyük hedefler ilham verir; küçük sözler ise güven oluşturur.
Bugün yalnızca bir sayfa okuyacağınıza söz verin.
Tek bir telefon görüşmesi yapacağınıza söz verin.
On dakika yürüyüş yapacağınıza söz verin.
Kendinize verdiğiniz sözleri tuttukça özgüveniniz de sessizce büyümeye başlar.
6. Kusursuz Sonuç Yerine Gerçek İlerlemeyi Seçin
Hayatta birçok kişi başarısız olduğu için değil, kusursuz olmak istediği için ilerleyemez.
Oysa gelişim, hataları da içine alan bir süreçtir.
İlk denemede mükemmel olmayan bir çalışma, hiç başlamamış mükemmel fikirden her zaman daha değerlidir.
İlerlemek, beklemekten daha güçlüdür.
7. Günün Sonunda Kendinize Tek Bir Soru Sorun
Akşam olduğunda yapılmayanlara odaklanmak yerine şunu sorun:
"Bugün kendim için attığım en değerli adım neydi?"
Belki çok küçük bir adımdı.
Belki yalnızca uzun zamandır ertelediğiniz bir e-postayı gönderdiniz.
Belki yıllardır aklınızda olan eğitim için araştırma yaptınız.
Bazen değişim, büyük kararlarla değil; her gün tekrarlanan küçük seçimlerle inşa edilir.
Erteleme, çoğu zaman zamanın değil, zihnin sessiz bir savunma mekanizmasıdır. Bu yüzden çözüm, kendinizi daha fazla zorlamak değil; sizi durduran nedeni merak etmektir.
Hayatınızı bir günde değiştirmek zorunda değilsiniz. Ancak bugün atacağınız küçük ve bilinçli bir adım, yarın kurmak istediğiniz hayatın başlangıcı olabilir.
Kendinize şu soruyu bırakmak istiyorum:
Bugün ertelemek yerine hangi küçük adımı atarsanız, gelecekteki siz bunun için size teşekkür eder?
Belki cevabı hemen bulamayacaksınız. Ama o sorunun peşinden gitmek bile değişimin başladığını gösterir.
Özlem Ersül
ICF Yaşam & İlişki& Eğitim Koçu

Türkçe
