Duygusal Bağımlılık mı, Gerçek Sevgi mi? Aradaki Farkı Nasıl Anlarsınız?
Birini çok düşünmek, onsuz yapamayacağını hissetmek, sürekli onun ilgisine ihtiyaç duymak…
Bunların hepsi sevgi gibi görünebilir.
Ama bazen “Çok seviyorum.” dediğimiz şeyin içinde kaybetme korkusu, yalnız kalma endişesi veya onaylanma ihtiyacı daha baskın olabilir.
Peki duygusal bağımlılık ile gerçek sevgi arasındaki farkı nasıl anlayabiliriz?
Sevgi Varken Kendinizden Vazgeçmezsiniz
Sağlıklı bir ilişkide hayatınızdaki kişi önemlidir ama hayatınızın tamamı haline gelmez.
Kendi arkadaşlarınız, ilgi alanlarınız, hedefleriniz ve yalnız geçirdiğiniz zamanlar yine vardır.
Duygusal bağımlılıkta ise kişi zamanla kendi hayatını ikinci plana atabilir.
“Onu mutlu etmezsem beni bırakır.”
“Bensiz eğleniyorsa neden benimle olmak istesin?”
“Bana cevap vermediğinde kendimi kötü hissediyorum.”
gibi düşünceler ilişkinin merkezine yerleşebilir.
Burada sevginin yanında kaybetme korkusu da oldukça güçlüdür.
Sevgi Güven Verir, Bağımlılık Sürekli Güvence Aratabilir
Partnerinizin nerede olduğunu sürekli merak etmek, mesajına cevap gelmediğinde huzursuz olmak veya ilgisinin azaldığını düşündüğünüz her anda ilişkinizi sorgulamak yorucu olabilir.
Elbette zaman zaman bunları hissetmek herkesin başına gelebilir.
Ancak bu durum sürekli hale geldiğinde kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Onun sevgisini mi yaşıyorum, yoksa sevgisini sürekli kanıtlamasını mı bekliyorum?”
Bu iki durum birbirinden oldukça farklıdır.
Birlikte Olmak Başka, Onsuz Yapamayacağını Düşünmek Başka
Sevdiğiniz kişiyle vakit geçirmek istemeniz çok doğal.
Fakat onsuz kaldığınızda kendinizi tamamen eksik, değersiz veya çaresiz hissediyorsanız burada ilişkinin dışında da bakılması gereken bir alan olabilir.
Sağlıklı sevgi “Sen olmadan yaşayamam.” düşüncesinden çok,
“Seninle bir hayat paylaşmayı seçiyorum ama kendi hayatımın da sorumluluğunu taşıyorum.” diyebilmektir.
Kendinize Küçük Bir Kontrol Sorusu Sorun
İlişkinizi değerlendirmek için bazen tek bir soru bile yeterli olabilir:
“Bu ilişkide kendim gibi davranabiliyor muyum?”
Düşüncelerinizi rahatça söyleyebiliyor, sınırlarınızı koruyabiliyor ve gerektiğinde “hayır” diyebiliyorsanız ilişkinizde sağlıklı bir alan oluşturmuş olabilirsiniz.
Ama sürekli karşı tarafı kaybetmemek için susuyor, kendi ihtiyaçlarınızı erteliyor veya onun ruh haline göre kendinizi iyi ya da kötü hissediyorsanız, duygusal bağımlılık üzerine düşünmek faydalı olabilir.
Sevgi Varken Kendinizi Kaybetmek Zorunda Değilsiniz
Gerçek sevgi, bir başkasına bağlanırken kendinizden kopmak anlamına gelmez.
Aksine, iki kişinin kendi benliğini koruyarak bir ilişki kurabilmesine alan açar.
Bu nedenle ilişkinizi değerlendirirken sadece “Beni ne kadar seviyor?” diye sormayın.
Bir de şunu sorun:
“Ben bu ilişkinin içinde kendimi ne kadar özgür, güvende ve kendim gibi hissediyorum?”
Cevabınız size ilişkiniz hakkında düşündüğünüzden çok daha fazla şey söyleyebilir.
Eğer ilişkinizde yoğun kaybetme korkusu, kontrol etme ihtiyacı veya kendinizi sürekli yetersiz hissetme gibi durumlar yaşıyorsanız, bunları fark etmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak önemli bir başlangıç olabilir.
Özlem Ersül
ICF Yaşam & İlişki& Eğitim Koçu

Türkçe
