Kaygı ve Stres Arasındaki Fark Nedir? Günlük Hayatta Nasıl Yönetilir?

“Çok stresliyim.”

“İçimde sürekli bir kaygı var.”

Günlük konuşmalarda bu iki kelimeyi çoğu zaman aynı anlamda kullanıyoruz. Oysa kaygı ve stres aynı şey değildir.

İkisi de kendimizi huzursuz, gergin veya yorgun hissetmemize neden olabilir. Fakat ortaya çıkış biçimleri ve zihnimizde bıraktıkları etki farklı olabilir.

Peki stres ile kaygı arasındaki fark nedir ve günlük yaşamda bunlarla nasıl başa çıkabiliriz?

Stres Daha Çok Yaşadığımız Durumla İlgilidir

Yarın önemli bir sunumunuz olduğunu düşünün. İşleriniz yetişmiyor, telefonunuz sürekli çalıyor ve teslim etmeniz gereken bir iş var.

Böyle bir durumda yaşadığınız gerginlik büyük ihtimalle stresle ilişkilidir.

Stresin Belirli Bir Kaynağı Olabilir

Stres çoğunlukla belirli bir durum veya baskıyla bağlantılıdır. Kaynak ortadan kalktığında rahatlama hissi de gelebilir.

Bu nedenle yoğun bir günün ardından dinlenmek, kısa bir yürüyüş yapmak veya bir süre işten uzaklaşmak stres seviyesini azaltmaya yardımcı olabilir.

Kaygıda İse Ortada Her Zaman Net Bir Neden Olmayabilir

Kaygı biraz farklıdır.

Ortada belirgin bir sorun olmasa bile zihniniz sürekli kötü bir ihtimali düşünüyor olabilir.

“Ya bir şey ters giderse?”

“Ya başarısız olursam?”

“Ya kontrol edemezsem?”

Bazen henüz gerçekleşmemiş bir durum hakkında tekrar tekrar düşünmek, insanı yaşanan olaydan çok olabilecek şeylerin içinde yorabilir.

Kaygı ve Stres Arasındaki Önemli Fark

İşte burada kaygı ile stres arasındaki önemli farklardan biri ortaya çıkar.

Günlük Hayatta Kaygı ve Stres Nasıl Yönetilir?

Her düşünceyi susturmaya çalışmak çoğu zaman işe yaramaz. Bunun yerine önce ne yaşadığınızı fark etmek daha faydalı olabilir.

Gerçek Bir Sorun mu, Henüz Gerçekleşmemiş Bir İhtimal mi?

Kendinize şu soruyu sorun:

“Şu anda gerçekten yaşadığım bir sorun mu var, yoksa henüz gerçekleşmemiş bir ihtimali mi düşünüyorum?”

Bu ayrımı yapmak, zihninizde büyüyen düşünceyi biraz daha net görmenizi sağlayabilir.

Bir de Bedeninize Bakın

Stres ve kaygı sadece zihinde yaşanmaz. Omuzların kasılması, nefesin hızlanması, huzursuzluk veya sürekli tetikte hissetmek de eşlik edebilir.

Böyle anlarda birkaç dakika yavaşlamak, nefesi düzenlemek, kısa bir yürüyüş yapmak veya bulunduğunuz ortamdan kısa süreliğine uzaklaşmak işe yarayabilir.

Her Şeyi Aynı Anda Çözmeye Çalışmayın

Kaygılı veya stresli olduğumuzda zihnimiz bütün sorunları aynı anda çözmek ister.

Bunun yerine tek bir soru seçin:

“Şu anda kontrol edebildiğim en küçük şey ne?”

Bazen cevap sadece bir telefon görüşmesi yapmak, bir işi listelemek veya 10 dakika dinlenmektir.

Küçük bir adım bile zihindeki karmaşayı azaltabilir.

Kendinizi Dinlemek İçin Biraz Yavaşlayın

Stres ve kaygı hayatın tamamen dışında tutabileceğimiz duygular değil. Önemli olan onların günlük yaşamımızı ne kadar yönettiğini fark
edebilmek.

Yaşadığınız Durumu Küçümsemeyin

Eğer sürekli endişeli, gergin veya tetikte hissediyorsanız kendinize biraz alan açın ve yaşadığınız durumu küçümsemeyin.

Bugün kendinize şu soruyu sorun:

“Beni şu anda gerçekten zorlayan şey ne ve bunun ne kadarı benim kontrolümde?”

Bazen zihnimizi rahatlatmanın ilk adımı, her şeyi çözmek değil, neyle karşı karşıya olduğumuzu doğru isimlendirmektir.

Kaygı veya stres uzun süre devam ediyor, günlük yaşamınızı belirgin şekilde etkiliyor ya da baş etmek giderek zorlaşıyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak doğru bir adım olabilir.

Özlem Ersül

ICF Yaşam & İlişki& Eğitim Koçu

Uzman Profili