DEHB Sanılan Şey Gerçekten Dikkat Eksikliği mi, Yoksa İç Dünyanın Sinyali mi?

Son yıllarda anne babaların ve öğretmenlerin dilinden düşmeyen bir cümle var: "Çocuğumun dikkati çok dağınık, ödevin başında iki dakika oturamıyor, kesin DEHB var!" Günümüzün hızlı temposunda, her odaklanma güçlüğüne doğrudan "Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu" etiketi yapıştırmak oldukça kolay bir yol haline geldi.

Ancak madalyonun diğer yüzünü incelediğimizde durum her zaman göründüğü kadar basit olmayabilir. Her dikkat dağınıklığı nörolojik tabanlı bir bozukluğa işaret etmek zorunda değildir; bazen bu durum, çocuğun iç dünyasından yükselen sessiz bir imdat çağrısı veya zihninin bir savunma mekanizmasıdır.

Bir çocuğun ders masasında kalmakta zorlanması, soru çözerken sürekli hayallere dalması ya da sıralı yönergeleri takip edememesi; yönetemediği yoğun bir kaygıdan, bastırılmış öfkesinden veya aile içi çevresel stres faktörlerinden kaynaklanabilir. Duygusal yükü ağır gelen bir zihin, dikkatini akademik bir göreve vermekte doğal olarak zorlanır. Çocuğun iç dünyasındaki bu karmaşa dışarıdan bakıldığında tıpkı DEHB gibi "odaklanamama" ve "hareketlilik" şeklinde dışa vurur. İşte bu noktada, doğru teşhis ve doğru yaklaşım hayati bir önem taşır.

Bu karmaşık süreci netleştirmenin en sağlıklı yolu, ebeveyn ve öğretmen gözlemlerini somut, bilimsel ve objektif araçlarla desteklemektir.

Klinik süreçlerimizde sıkça başvurduğumuz MOXO Dikkat Testi gibi ölçüm araçları tam olarak bu aşamada devreye girer. İşitsel ve görsel çeldiricilerle yapılandırılmış bu test; dikkat, zamanlama, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik (hiperaktivite) parametrelerini birbirinden ayırarak detaylıca analiz etmemizi sağlar. Çocuğun çeldiriciler karşısındaki performansını somut verilerle görmek, tablonun arkasındaki asıl
sebebi anlamamıza ışık tutar.

Eğer mevcut durum gerçekten nörolojik tabanlı bir DEHB ise ona göre yapılandırılmış bir eğitim ve destek haritası çizilir. Ancak sorun duygusal bir yükten, sınav kaygısından ya da öfke kontrolü eksikliğinden kaynaklanıyorsa, odaklanılması gereken yer çocuğun psikolojik
sağlamlığıdır. Somut verilerle hareket etmek, çocuğa yanlış bir etiket yapıştırılmasını önlediği gibi doğru uzman desteğine ulaşmasını da
kolaylaştırır.

Sonuç olarak; çocuğunuzun odaklanmakta zorlandığını veya ders masasından sıkça kalktığını fark ettiğinizde, onu hemen "dikkatsiz" veya "tembel" olarak yargılamak yerine zihninin ne anlatmaya çalıştığını anlamaya odaklanın. Belki de ihtiyacı olan şey sadece doğru anlaşılmak ve
içsel dünyasına rehberlik edilmesidir.

Buket Beyda Sezer

Psikolojik Danışman - Bireysel Koç

Uzman Profili