SAVAŞÇININ 6 İLKESİ
Bir gün Genç Cin hayallere dalmış düşünürken yaşlı Cin yanına yaklaştı.
Merhaba dedi!
Genç Cin günaydın diye yanıtladı.
Cevap bulamadığı düşüncelerini anlattı.
Yaşlı Cin;” üzülme sorularının cevaplarını alacağın kişiyi biliyorum.
Hemen yola çıkıyorsun, ormanın bitiminde çorak topraklar başlıyor,
devam et.
Uçsuz bucaksız kayalıkları göreceksin. İşte orada yaşayan Gölge
Savaşçı, endişelerini giderecek cevapları sana öğretir. “ dedi.
Sabahın ilk ışıklarıyla Genç Cin yola koyuldu.
Akşama doğru ancak kayalıklara gelebildi.
Burada insanı ürperten bir manzara vardı.
Devasa kayalıkların arasından bir ses;
“İyi akşamlar dedi.”
Sesin geldiği yöne döndü Genç Cin.
Büyük bir kayanın üstünde; ince, uzun boylu,
Renksiz bir cam gibi yüzü olan hayalet görünümlü Adam’ı gördü!
Adamın o kadar rahat bir tavrı vardı ki, çevik bir hareketle havada birkaç takla atıp
Tam da Genç Cin’in önünde durdu.
Genç Cin; Beni Yaşlı Cin gönderdi, Gölge Savaşçıyı arıyorum dedi.
Uzun boylu tuhaf adam, doğru yere geldin!
Gölge Savaşçı benim dedi.
Genç Cin; endişelerini, düşüncelerini anlattı ve işte bunların cevaplarını öğrenmeye geldim dedi.
Gölge Savaşçı; Anladım, ancak bunları öğrenebilmen için bir testten
geçmen gerekiyor. Çünkü, bilgiyi aramayana ben sırlarımı öğretmem!
Buda benim ilkesel inancım dedi.
Genç Cin, test ne zaman başlıyor? Diye sordu.
Gölge Savaşçı; şu kayanın en tepesine çıkarak olacakları gözlemlemeni istiyorum.
Gözlemlerinin sonuçlarına göre cevapları söyleyeceğim dedi…
Genç Cin, tepeye tırmandı, aşağıda gördüklerini kayalık labirentlerden oluşan bir arenaya benzetti.
Bir anda canavar diye nitelediği birisini, arenanın ortasına koşarken gördü. Ona bakarken her kayanın ardından başka canavarların da
geldiklerini gördü.
Gölge Savaşçıya baktı! O, soğuk, hayalet görünümüyle sakince duruyordu.
Üstelik, her yeni bir canavar çıkışında daha da gevşiyordu.
Genç Cin, Gölge Savaşçısının, gevşedikçe rahatladığını, büyüdüğünü ve bir duyguya
Odaklanmış olduğunu düşündü ve gözledi!
Bütün canavarlar çember oluşturarak kenetlenip Gölge Adama doğru yürümeye başladılar.
Bu andan itibaren Gölge Savaşçısın da bir değişim başladı, her an etrafa korku yayan bir duruma bürünüyordu.
Genç Cin korkudan titriyor, Gölge Savaşçı için endişe ediyordu. Ama oda ne!
Gölge Savaşçı bir sıçrayışta büyükçe bir kaya üzerindeki alımlı, narin çiçeği koparıp, başladı onu koklamaya!
Sonrasında, Gölge Savaşçı inanılmaz bir hız ile çember oluşturmuş canavarların arasına girdi
Ve aynı hızla canavarların arasından çıktı.
Sonra tekrar, tekrar onların arasına giriyor
Ve büyük bir hızla aralarından çıkıyordu.
Genç Cin bir de fark etti ki, her gidip gelmede pıt, pıt bütün
canavarların başları kesilmişti…
Hayretle olanlara dalmışken yanı başında beliren Gölge Savaşçının ne gözlemledin?
Sesini duydu!
Gölge savaşçısı tekrar sordu. Ne gözlemledin?
Genç Cin, sen bütün bir bölgede özel bir yeri aradın ve buldun dedi.
EVET dedi Gölge savaşçı. Doğru bir gözlem yaptın, işte sana BİRİNCİ CEVABIM;
BİRİNCİ CEVAP;
Önemli olan savaşçının savaş alanını seçmesidir.
Yani hazırlanmadan, savaş alanını tanımadan savaşılamaz!
Sonra ne oldu dedi Gölge savaşçı!
Genç Cin; sen sanki durumunu değiştiriyor gibiydin dedi.
Gölge savaşçı evet ama ben ondan önce bir şey
Daha yaptım, sen tepeye çıkarken üzerimde ceketim vardı, değil mi? Diye sordu.
Genç Cin bu ayrıntıyı kaçırdığını, üzülerek
Hatırladı, evet dedi ceplerini boşaltmıştın!
Evet doğru gözlemlemişsin, işte sana
İKİNCİ CEVABIM dedi Gölge Savaşçısı.
İKİNCİ CEVAP
Hayatta savaşabilmek için gereksiz olan şeylerden kurtulmalısın, sadece gerekli olanlar üstünde kalmalı.
Gölge savaşçısı birden daha sonra ne yaptığını sordu?
Genç Cin cevap verdi.
Sen durumunu değiştiriyor gibiydin. Bir anda,
Adeta bir direnç, bir kararlılık durumuna geçtin.
Evet doğru gözlemlemişsin, işte sana
ÜÇÜNCÜ CEVABIM dedi gölge savaşçı;
ÜÇÜNCÜ CEVAP;
Bir savaşçı her zaman son duruşunu yapmaya hazır olmalıdır. Bunu yapabilmesi içinde, insanın durumunu değiştirmesi ve o duruma
odaklanması gerekir dedi…
Peki ondan sonra ne yaptım dedi, Gölge savaşçısı?
Genç Cin cevap verdi.
Bir sürü canavar ortaya çıktı sana doğru gelmeye başladılar! Ama sen endişelenip, korkacağına son derece odaklanmış ve kararlı bir şekilde
durdun.
Evet bu gözleminde doğru.
İşte Sana DÖRDÜNCÜ CEVABIM dedi
Gölge Savaşçısı;
DÖRDÜNCÜ CEVAP;
Zor anlarında gevşe, sakinleş, ve hiç bir şeyden korkma!
Sonra da bir kenara çekil. Çekil ki zihnin yolunu açsın…
Daha sonra ne oldu? dedi Gölge savaşçısı.
Genç Cin; Valla canavarlar sana doğru gelirken ben korkudan
titriyordum, sen kayalık çatlağındaki tek bir çiçeğe doğru yürüyüp onu
koklamaya başladın.
Bütün canavarlar da seni hayretle izliyordu dedi.
Gölge Savaşçısı; Evet doğru bir gözlemde bulunmuşsun, işte sana
BEŞİNCİ CEVABIM dedi.
BEŞİNCİ CEVAP;
Eğer doğrudan savaşamayacağın bir durumla karşılaşırsan, bir süre durup aklınla temasa geçmelisin! Çünkü akıl, o an senin hem en yakın
dostun hem de en yakın düşmanındır.
Canavarları ilk gördüğümde aklım hemen bildi ki
Bir şey yapamam…Bunun üzerine aklımla olan seçimi en yakın dostum olması üzerine yaptım…
Böylece aklımı korku yaratacak durumdan çıkardım. Çıkardım ki, tüm kaynaklarımı görebileyim ve kullanayım. İşte bu yüzden çiçeği
kokladım…
Peki ondan sonra ne yaptım dedi Gölge savaşçısı?
Genç Cin; Valla hayatımda görmediğim bir hızla hareket ederek canavarların arasına dalıp çıkıyordun, birkaç dakika içinde bütün
canavarların başları kesilmişti dedi,
Gölge Savaşçısı; Evet bunu da doğru gözlemlemişsin, işte sana ALTINCI
CEVABIM! dedi.
ALTINCI CEVAP;
Canavarları yaratan biziz. Onlar içimizden çıktılar. İçimizdeki
canavarlar birbirleriyle savaşırlar, onları dışarı çıkardığımızda
onları yenebilecek tek kişi canavarlarında sahibidir yani biziz…
Sonra Gölge Savaşçısı kayboldu.
Genç Cin orada bir süre kaldı olanları düşündü!
Öğrendiklerini değerlendirdi, müthiş bir gün yaşamıştı!
İçimizdeki canavarları yenince ancak gerçek savaşçı olabilir ve aradığımızı bulabilir, başarıya ulaşabiliriz…
Zorluklar karşısında bazen farkındalığını yoğunlaştırırken kendinle dalga geçebilmelisin. Böylece korkudan sıyrılabilir gerilimden de
Çıkarsın!
Bazen de sonsuz bir sabra sahip olmalısın ki
Yeni şeyler öğrenmen için potansiyelin olsun.
Bahtiyar Kürklü
NLP master Trainer Professional Coach

Türkçe
