MUTLU OLMANIN SANATI 2
Mutluluğun küçük bilimsel sırları
1- İyi olanı fark etmek, beynin dikkatini eğitir.
Her gün sadece üç iyi şeyi yazmak basit
görünebilir. Fakat burada amaç büyük
mutluluklar bulmak değildir.
“Bugün kahvemi sessizce içebildim.”
“Bir arkadaşım aradı.”
“Akşam eve geldiğimde sevdiğim müzik
çalıyordu.”
Beynimiz neye dikkat ederse onu daha fazla
fark etmeye başlar. Mutluluk bazen yeni bir
şey bulmak değil, zaten hayatımızda olanı
görmeye başlamaktır.
2- PERMA bize mutluluğun tek parçadan
oluşmadığını hatırlatır.
Pozitif psikolojide Martin Seligman'ın
geliştirdiği PERMA modeli beş temel alana
dikkat çeker:
P – Positive Emotion: Olumlu duygular
E – Engagement: Bir işe gerçekten kendini
verebilmek
R – Relationships: Sağlıklı ve anlamlı ilişkiler
M – Meaning: Hayatta anlam bulmak
A – Accomplishment: Bir şeyleri başardığını
hissedebilmek
Yani mutluluk sadece “keyif almak” değildir.
Bazen sevdiğimiz insanla konuşmaktır.
Bazen bir işi tamamlayıp “Bunu ben yaptım.”
diyebilmektir.
Bazen yorucu olsa bile anlamlı bir şeyin
parçası olmaktır.
3-Akışa girdiğimiz anlarda zamanın sesi azalır.
Bir işi yaparken saate bakmayı unuttuğunuz
oldu mu?
Resim yapmak, yazı yazmak, spor yapmak,
yemek pişirmek, müzik dinlemek, çalışmak…
Zamanın nasıl geçtiğini fark etmediğimiz bu
anlara “akış” denir.
Akış hali, dikkatimizi geçmişin
pişmanlıklarından ve geleceğin kaygılarından
çekip yaptığımız işe getirir.
Belki de bu yüzden bazen mutluluk,
düşünmeyi bırakıp yaşamaya başladığımız
birkaç dakikanın içinde saklıdır.
4- Anlam, mutluluğun sessiz tarafıdır.
Kendimize şu soruyu sormak güçlü bir
başlangıç olabilir:
“Benim için gerçekten önemli olan ne?”
Çünkü yalnızca haz peşinden gitmek insanı
her zaman doyurmuyor.
Bir çocuğa iyi bir gelecek hazırlamak, birinin
hayatına dokunmak, işini daha iyi yapmak,
üretmek, öğrenmek, sevmek, fayda sağlamak…
Bunlar bazen yorucu olabilir.
Ama anlam taşıyan yorgunlukların bile başka
bir tarafı vardır.
Bir fincan kahvenin öğrettiği şey Bir zamanlar Deniz adında bir kadın vardı.
Hayatında her şey yolundaydı aslında.
İşi vardı. Evi vardı. Sevdiği insanlar
hayatındaydı.
Ama sürekli bir sonraki şeyi bekliyordu.
“Şu proje bitsin, rahatlayacağım.”
“Biraz daha para biriktireyim, mutlu olacağım.”
“Tatile çıkınca kendime geleceğim.”
Bir gün sabah kahvesini hazırlarken fincan
elinden kaydı.
Kahve mutfak tezgâhına döküldü.
Deniz önce sinirlendi.Sonra durdu.
Pencereden dışarı baktı.
Güneş, karşı binanın camlarına vuruyordu.
Sokakta bir çocuk bisiklet sürüyordu. Evde
kahve kokusu vardı. Telefonu birkaç dakika
sessizdeydi.
Ve Deniz ilk kez uzun zamandır hiçbir şeyi
düzeltmeye çalışmadan olduğu yerde durdu.
Kendi kendine şöyle dedi:
“Ben ne zamandır hayatımın başlamasını
bekliyorum?”
O gün hayatında büyük bir değişiklik olmadı.
İşi aynıydı.
Sorunları aynıydı.
Yapılacak işleri yine vardı.
Ama bakışı değişmişti.
Akşam eve geldiğinde çocuğunun anlattığı
küçük bir hikâyeyi gerçekten dinledi. Ertesi
gün iş yerinde yıllardır ertelediği bir işi
tamamladı. Bir arkadaşını arayıp “Nasılsın?”
dedi ve cevabını gerçekten merak etti.
Mutluluğun kapısını büyük bir olayın açacağını
sanmıştı.
Oysa kapı zaten evin içindeydi.
Sadece uzun zamandır anahtarı başka yerde
arıyordu.
Bugünün 7 dakikalık mutluluk egzersizi
Bugün kendinize yalnızca 7 dakika ayırın.
Bir kâğıt alın ve üç başlık yazın:
5-Bugün iyi gelen üç şey
Çok küçük olabilir.
Bir kahve, bir mesaj, güzel bir hava,
tamamladığınız bir iş…
6-Bugün yaptığım ve kendimle gurur duyduğum
bir şey
Küçük olması önemli değil.
Kendinize verdiğiniz bir söz, sabır
gösterdiğiniz bir an, ertelediğiniz bir işi
tamamlamanız…
Yarın kendime vereceğim küçük mutluluk
Büyük bir plan yapmayın.
10 dakika yürümek olabilir.
Sevdiğiniz bir şarkıyı dinlemek olabilir.
Telefonu kapatıp kahvenizi sessizce içmek
olabilir.
Birini aramak olabilir.
Sonra kâğıdın en altına şu cümleyi yazın:
“Mutluluğu beklemek yerine bugün hayatımda
ona küçük bir yer açıyorum.”
Belki hayatımızdaki bütün taşları yerinden
oynatamayız.
Ama bazen bir taşı farklı açıdan görmek bile
manzarayı değiştirir.
Mutluluk belki de her sabah kapımızı çalan
büyük bir sevinç değildir.
Bazen sessizce yanımızda oturan bir dosttur.
Bir fincan kahvenin kokusudur.
Bir çocuğun gülüşüdür.
Tamamladığımız bir işin verdiği huzurdur.
Kendimize rağmen değil, kendimizle birlikte
yaşamayı öğrenmektir.
Ve belki mutluluğun en güzel tarafı şudur:
Onu bulmak zorunda olmayabiliriz.
Onu her gün, küçük küçük inşa edebiliriz.
Gülşah Hızal
Mindfulness ve Pozitif Psikoloji Uzmanı
İş Geliştirme Uzmanı&Konuşma ve Nefes Teknikleri Uzmanı

Türkçe
