İşitme Engelli Bireylerin İletişim Mücadelesi
Bir hastaneye gittiğinizi düşünün.
Doktora derdinizi anlatmak istiyorsunuz ama sizi anlayan kimse yok.
Bir kamu kurumunda işlem yapmak istiyorsunuz fakat ne anlatacağınızı, karşınızdaki kişinin ne söylediğini tam olarak anlayamıyorsunuz.
Bir bankada, okulda, adliyede, alışveriş merkezinde ya da herhangi bir sosyal ortamda iletişim kurmaya çalışıyorsunuz ve karşınızdaki kişi sizinle iletişim kurmak için ortak bir dil bilmiyor.
Peki o anda ne hissederdiniz?
İşitme engelli bireyler için bu durum, hayatın birçok alanında karşılaşılabilen gerçek bir iletişim engelidir.
İletişim Bir Hak, Erişilebilirlik Bir Gereklilik
İletişim, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir.
Bir derdimizi anlatmak, bir soru sormak, bilgi almak, yardım istemek, karar vermek veya yalnızca sohbet etmek için iletişime ihtiyaç duyarız.
Ancak işitme engelli bireyler açısından iletişim, çoğu zaman yalnızca kişisel bir beceri meselesi olmaktan çıkar ve erişilebilirlik meselesine dönüşür.
Çünkü çevrede Türk İşaret Dili bilen kimse olmadığında, birey kendi ihtiyacını anlatmak için sürekli başka yollar aramak zorunda kalabilir.
Yazmak, telefondan mesaj göstermek, dudak okumaya çalışmak veya yanında işaret dili bilen bir yakınının bulunmasını beklemek…
Bunların hiçbiri her durumda yeterli veya mümkün olmayabilir.
Sağlık Alanında İletişim Daha da Önemli
İletişim engelinin en ağır sonuçlarından biri sağlık hizmetlerinde ortaya çıkabilir.
Bir hastanın yaşadığı ağrıyı, kullandığı ilaçları, geçmişte geçirdiği bir rahatsızlığı veya yaşadığı bir şikâyeti doğru anlatabilmesi büyük önem taşır.
Aynı şekilde doktorun veya sağlık çalışanının hastaya yaptığı açıklamaların doğru anlaşılması gerekir.
Ancak ortak bir iletişim dili olmadığında basit gibi görünen bir sağlık görüşmesi bile işitme engelli birey için ciddi bir stres kaynağına dönüşebilir.
Sağlık hizmetine erişmek yalnızca hastaneye girebilmek değildir. Önemli olan, kişinin kendisini ifade edebilmesi ve kendisine aktarılan bilgiyi anlayabilmesidir.
Kamu Kurumlarında Günlük Bir İşlem Bile Zorlaşabiliyor
Bir belge almak, başvuru yapmak, bilgi edinmek, randevu oluşturmak veya herhangi bir resmi işlemi gerçekleştirmek herkes için günlük bir işlem olabilir.
Fakat iletişim desteği bulunmadığında işitme engelli birey için bu süreç çok daha karmaşık hale gelebilir.
Bireyin ihtiyacını anlatamaması, görevlinin ne istediğini anlayamaması veya işlem sırasında yeterli iletişim kurulamaması kişide çaresizlik ve dışlanmışlık hissi oluşturabilir.
Üstelik kişinin her işlem için yanında bir yakınının bulunmasına ihtiyaç duyması, bağımsız yaşamını da zorlaştırabilir.
Eğitim ve İş Hayatında İletişim Engeli
İletişim yalnızca kamu hizmetlerinde değil, eğitim ve çalışma hayatında da büyük önem taşır.
Bir öğrencinin öğretmenine soru sorabilmesi, arkadaşlarıyla iletişim kurabilmesi, bir çalışanın toplantıda söylenenleri anlayabilmesi veya iş arkadaşlarıyla günlük iletişim kurabilmesi yaşamın doğal parçalarıdır.
İşitme engelli bireyler için gerekli iletişim desteği sağlanmadığında ise bu doğal süreçler birer iletişim bariyerine dönüşebilir.
Bu durum zamanla bireyin eğitimden, iş yaşamından ve sosyal çevresinden uzaklaşmasına neden olabilecek bir izolasyon hissi yaratabilir.
Sosyal Hayatta Görünmeyen Bir Yalnızlık
Belki de en az konuşulan konu budur.
İşitme engelli bir birey bir arkadaş grubunun içinde olabilir ama konuşulanları takip edemediğinde kendisini grubun dışında hissedebilir.
Bir kafede arkadaşlarıyla oturabilir ama sohbetin büyük bölümünü kaçırabilir.
Bir etkinliğe katılabilir ama içerikte anlatılanları anlayamayabilir.
Aile içinde bile iletişim yeterince sağlanamadığında kişi kendisini yalnız hissedebilir.
Kalabalığın içinde olup iletişimin dışında kalmak, görünmeyen ama çok gerçek bir yalnızlıktır.
Sorun İşitme Engelli Bireylerde Değil, İletişim Sisteminde
Burada önemli bir noktayı hatırlamak gerekiyor:
İşitme engelli bireyin iletişim kuramaması çoğu zaman onun isteksizliğinden veya yetersizliğinden kaynaklanmaz.
Asıl sorun, çevresindeki iletişim ortamının herkes için erişilebilir olmamasıdır.
Bir toplumda yalnızca belirli bir grubun iletişim kurabilmesi değil, her bireyin kendisini ifade edebilmesi önemlidir.
Bu nedenle Türk İşaret Dili bilen bireylerin sayısının artması, işaret dili eğitiminin yaygınlaşması ve kurumlarda erişilebilir iletişim olanaklarının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bazen Bir İşaret, Bir Hayatı Değiştirebilir
Bir görevlinin işaret diliyle “Nasıl yardımcı olabilirim?” demesi…
Bir sağlık çalışanının hastasının şikâyetini anlayabilmesi…
Bir öğretmenin öğrencisiyle doğrudan iletişim kurabilmesi…
Bir iş arkadaşının toplantıda işaret diliyle iletişim kurabilmesi…
Bir aile bireyinin sevdiği kişiyle aynı dili paylaşabilmesi…
Bunlar küçük gibi görünen ama işitme engelli birey için çok büyük anlam taşıyan adımlardır.
Çünkü mesele sadece işaretleri bilmek değildir.
Mesele, bir insanın anlaşılabilmesi ve kendisini anlatabileceği bir alan bulabilmesidir.
Daha Erişilebilir Bir Toplum Mümkün
İletişim engellerini azaltmak yalnızca kurumların veya belirli meslek gruplarının sorumluluğu değildir.
Toplumun her bireyi bu değişimin bir parçası olabilir.
Türk İşaret Dili öğrenmek; işitme engelli bireylerle iletişim kurabilmek, onların hayatına dokunabilmek ve günlük yaşamda karşılaştıkları iletişim engellerinin azalmasına katkı sağlamak için atılabilecek değerli adımlardan biridir.
Bir dil öğrenirsiniz, ama aslında bir insana ulaşmayı öğrenirsiniz.
Belki bir gün bir hastanede, bir kamu kurumunda, bir okulda, bir iş yerinde ya da sadece sokakta işaret dili bilen tek kişi siz olacaksınız.
Ve belki sizin bildiğiniz tek bir işaret, bir insanın kendisini ilk kez gerçekten anlaşılmış hissetmesini sağlayacak.
Çünkü iletişim herkesin hakkıdır.
Melike Kahrıman
Türk İşaret Dili Tercümanı ve Eğitmeni

Türkçe
